Türkçe İngilizce
/ / /

3. MUSTAFAKEMALPAŞA SEMPOZYUMU

ULUSLARARASI 3. MUSTAFAKEMALPAŞA SEMPOZYUMU DEĞERLENDİRME ANKETİ İÇİN TIKLAYINIZ…

SEMPOZYUM BİLDİRİ ÖZETLERİ KİTABI

ULUSLARARASI ІІІ.  MUSTAFAKEMALPAŞA SEMPOZYUMU PROGRAMI

13-14-15 Mayıs 2016 / Bursa-Mustafakemalpaşa

Yer: Mustafakemalpaşa Belediyesi

(Başkanlık Toplantı Salonları)

DÜZENLEYENLER

Mustafakemalpaşa Belediyesi

Uludağ Üniversitesi

SEMPOZYUM ONUR KURULU

Mustafa MASATLI (Mustafakemalpaşa Kaymakamı)

Sadi KURTULAN  (Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı)

Prof. Dr. Yusuf ULCAY  (Uludağ Üniversitesi Rektörü)

DÜZENLEME KURULU:

Yrd. Doç. Dr. Sezai SEVİM

Yrd. Doç. Dr. Doğan YAVAŞ

Yrd. Doç. Dr. Erol OGUR

Gürhan KORKMAZ

Mustafa EREN

Murat GÜÇYILMAZ

Dr. Murat ÇUBUKÇU

Halit ERSÖZ

 
BİLİM KURULU:

Prof. Dr. Aziz NOVROZLU , Azerbaycan

Prof. Dr. Berna ALPAGUT

Prof. Dr. Cafer ÇİFTÇİ

Prof. Dr.Christof  BERNS

Ruhr-Universitat Bochum, Almanya

Prof. Dr. Hasan ERTÜRK

Prof. Dr. İbrahim ÇAKMAK

Prof. Dr. Klara KUZMOVA

Trnava University in Trnava,Slovakya

Prof. Dr. Martina SEİFERT

Universitat  Hamburg, Almanya

Prof. Dr. Mefail HIZLI

Prof. Dr. Muhsin KILIÇ

Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN

Doç.Dr. Gaffar MEHDİYEV , Azerbaycan

Doç. Dr. Mehmet ÖZ

Yrd. Doç. Dr. Doğan YAVAŞ

Yrd. Doç. Dr. Erol OGUR

Yrd. Doç. Dr. Sezai SEVİM

AÇILIŞ KONUŞMALARI

13   Mayıs  2016     Cuma  Sabah  09:30

A   SALONU    

Protokol Konuşmaları

Açılış Oturumu   Oturum Başkanı Prof. Dr. Mefail HIZLI

-Yrd. Doç. Dr. Sezai SEVİM -Osmanlı Döneminde Karyağmaz Köyü ile Paşalar Köyü ve Çevresi.

ÖZET        

Sezai Sevim                                                                                                                                                                                                     

Günümüzde Balıkesir’in Dursunbey İlçesine bağlı bulunan Karyağmaz Köyü, daha önceki Osmanlı devrinde adli ve idari açıdan Kirmasti Nahiyesinin de içinde bulunduğu Mihaliç Kazası sınırları dâhilinde kalıyordu. İçinde bulunduğu nahiyenin adı da Temrezler nahiyesi idi. Bu bir askerî birim olup idari hiçbir yönü bulunmazdı. Sadece vergileri toplamada halk ile askeri sorumlu bir araya gelerek görüşürlerdi. İdari açıdan Karacabey’de oturan kadı tarafından işlemleri yürütülen Karyağmaz Köyü, Osmanlı devrinin tahrir defterlerindeki bilgilere göre iki Yörük aşiretinin mensuplarınca kurulmuş olmalıdır. Köyün 1573 yılında kışlak olarak kullanıldığını anlıyoruz. İki aşirete mensup görülen 4’er hanelik aile grupları vergilerini, iki ayrı vakfa ödedikleri kaydedilmiştir. Bu vakıflar Emir Sultan ve Ebû Eyyüb Ensârî vakıflarıdır.Paşalar köyü ve çevresindeki bazı köyler ki bunların bazıları günümüzde Balıkesir’in Susurluk ilçesine bağlıdırlar, 1573 yılında Kirmasti Nahiyesi dâhilinde olup bunların da adli ve idari işlemleri Mihalıç Kazasının sorumlusu olan kadı tarafından yürütülüyordu. 1580’lerden sonra Kirmasti şehri ve çevresi ayrı bir kadılık olarak oluşturulunca bu iki köy de buraya bağlanmışlardır. Paşalar köyü ve çevresindeki Karapürçek, Dere Köyü, Ada Köy(Tekür) ve Delü Mahmud adlı köyler –ki toplam 5 köy oluyor- ile 4 yörük cemaati, o yıllarda vergilerini Emir Efendi Hazret-i (Emir Sultan) vakfına ödemektedirler. Bu yönüyle de köyün arazilerinin bu vakfa ait oldukları kayıt edilmiştir. Böylece çevremizdeki bazı köyleri, Osmanlı devrindeki halleriyle değerlendirmiş ve bilinmez birçok yönünü aydınlatmış olacağız.

-Yrd. Doç. Dr. Doğan YAVAŞ -Osmanlı Döneminde Kirmasti’de Yapılan Bazı İnşa Faaliyetleri.

ARŞİV BELGELERİ IŞIĞINDA MUSTAFAKEMALPAŞA’DA

İMAR FAALİYETLERİ

ÖZET

Doğan YAVAŞ

Tarihimizde bilinmeyen konulara ışık tutan en önemli veriler, arşiv belgeleridir. Yaşadığımız bölgenin geçmişte geçirdiği olayları ve değişiklikleri aşama aşama takip etmemize yardımcı olan bu yazılı kültür mirası, gittikçe değer kazanmaya başlamış ve artık tüm bilim dallarınca neredeyse birincil kaynak haline gelmiştir. Arşivlerimizde, Mustafakemalpaşa hakkında “Kirmasti” adıyla birçok belge yer almaktadır. Bu belgelere göre özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısında bir dizi imar faaliyetinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Kirmasti Hükümet Konağı, Lala Şahin mahallesindeki hamam, ibtidai ve rüşdiye mekteplerinin inşası, köprü ve bazı askeri binalar ile Rum mektebi gibi yapılar hakkında, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan belgeler üzerinden hazırlanan tebliğ sunulacak ve Mustafakemalpaşa’nın günümüze ulaşamayan tarihi kültürel mirasına ışık tutulacaktır.

*Anahtar Kelimeler: Mustafakemalpaşa, Kirmasti, Tamir, İmar, İnşa.


Öğle Arası   12:00-14:30
13 Mayıs  2016      Cuma  Öğleden Sonra 14:30
A SALONU        Oturum Başkanı Prof. Dr. Hasan ERTÜRK

-Prof. Dr. Bilçin MEYDAN- İş Dünyasında Başarının Sırrı: Değişen Dünyayı Doğru Okumak, Doğru Anlamak ve Harekete Geçmek.

ÖZET

Bilçin Meydan

Bu çalışma ‘’stratejik analiz ve algılama yetkinliğinin  işletmeler açısından hayati öneme sahip olduğu’’ önermesinden hareketle yürütülmüştür. Araştırmacılar firmaların stratejik bir perspektif ile yönetilememesinin başarısızlığa yolaçan en önemli sorunlarının başında geldiği gözleminden hareket etmişlerdir. Bu kapsamda, mobilya imalat sektöründe faaliyette bulunan bir aile işletmesinin yöneticilerinin , kendi ürünlerini, müşterilerini ve faaliyette bulunduğu piyasayı nasıl analiz ettiğini ve firmanın konumunun nasıl algıladığını örnek olarak incelemişlerdir. Bu amaçla sözkonusu  işletmenin verileri incelenmiş ve tepe yöneticisi, çalışanları, faaliyette bulunduğu bölgenin yerel yöneticileri, ana müşterileri, en önemli rakipleri ve kullandığı satış bayi ağı temsilcileri olmak üzere ana aktörler ile görüşmeler yapılmıştır. Bulgular, işletme yönetiminin tümüyle subjektif ve gerçek dışı bir pazar ve stratejik konum algısına dayalı olarak kararlar aldığını ve bu kararların da etkisiyle iflas aşamasına gelindiğini göstermektedir.

*Anahtar Kelimeler: çevre analizi, stratejik konum algısı, yönetsel başarı

-Doç. Dr. Füsun ÇINAR ALTINTAŞ – Mustafakemalpaşa İlçesinde Kent Markasının Yönetsel Bağlamda Oluşturulması

ÖZET

Şehir markası yaratma, o şehrin nasıl algılandığına yönelik bir sürecin uzantısı olarak işleyen bir süreci içermektedir. Yazında şehir markası, destinasyon markası, kent markalama, yer markalama şeklinde birbirine yakın ve ilgili sistemler olarak incelenebilmektedir (1).Şehir markası iki boyutludur: Birincisi, şehrin nasıl algılandığına ilişkin kurgu mantığı, ikincisi ise o markanın yerel yönetimlerden tarafından yönetilmesi.  Algı yaratılmasının temelinde dikkati çekme, öğrenme/öğretme, hafıza sistemlerine dayandığı için o şehrin nasıl dikkati çekmesi gerektiği ve hangi açılardan hafızaya gireceğine odaklanır. İkinci boyut olan yönetim boyutu ise bu sürecin doğru bir şekilde planlaması ve yönetilmesini içerir.Marka algısının yaratılması Algı temelde zihinsel bir bilgi yüklemesi olduğu için, şehrin hangi özelliklerine dayalı olarak bir içerik oluşturacağı ve bunun nasıl algıya çevirebileceğidir. Temelde şehrin bir mesaja dayalı olarak hangi sembolleri kullanacağı, diğer şehirlerden ayrışacağı alanların neler olduğu önemli alt süreçlerdir. Önemli olan nokta şehrin kapsamının hangi marka konseptine uygun olduğunun belirlenmesidir. Örneğin, tarihsel yapı, doğallık, yemek kültürü, bina kültürü v.b. Doğal olarak markalamanın duygusal ve psikolojik vurgusuna bağlı olarak(2) şehir markası dizayn edilmelidir. Bu noktada şehrin imaja dayalı hangi marka kimlik algısı ile kurgulanacağı belirlenmelidir(5)Bu bağlamda Mustafakemalpaşa ilçesinin hangi mesajla, hangi sembolle ve hangi ayrışan özelliği ile ön plana çıkacağının belirlenmesi gerekir. Marka sürecinin ve içeriğinin yönetilmesi Oluşturulan marka algısının doğruluğu, içeriği ve sürecinin sürekli olarak vizyon, hedef ve performans içerisine alınması ve gerekirse şehir marka yöneticisi bağlamında bir organizasyona gidilmesi gerekir. Bu noktada şehir markasının yönetilebilmesi için aşağıdaki unsurlara odaklanmak gerekir;
a) şehirde yaşayanların katılımı/bağlılığı/markaya olan inancı
b) marka yoluyla herkesle doğru iletişim/halkla ilişkiler süreci
c) markaya yönelik kaynak planlamasının yapılması
d) marka itibarının/şöhretinin yönetilmesi
Bu kapsamda şehir markasının yönetilmesi süreci planlama grubu, vizyonu ve stratejik analizi, yer kimliği ve imajı ile kamu-özel ortaklıklar ve liderlik unsurları olarak incelenmelidir(3). Kent planlama vizyonu çizen yerel aktörler için önemli bir süreç ve kentin gelişimini ve değişimini içerdiğinden(4) şehir markası ile ilgili vardır.

-Prof. Dr. Yılmaz ÖZKAN-Ufuk BİNGÖL -Yerel Yönetimlerde Bilişim Teknolojilerinin Kullanımının Niteliksel Analizi ve Mustafakemalpaşa Belediyesi Örneği

ÖZET

Yılmaz Özkan-Ufuk Bingöl

Teknoloji gelişiminin takip edilemez hızı ile birlikte hemen hemen bütün dünyaya erişimimizi avucumuzun içerisindeki cep telefonu ve türevi iletişim cihazları ile sağlayabiliyoruz. Gerek sosyalyaşamımızın, gerek eğitim yaşamımızın gerekse iş yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olan bilişimin, vatandaşın devlet ile olan ilişkisinde de günden güne yerini sağlamlaştırdığı görülmektedir. Bu kapsamda alanyazında e-devlet olarak yer alan kamu yönetimi bilişim çalışmalarının merkezi yönetimdeki uygulamalarınınkurumlararası ortak çalışabilirlik açısından faydaları tartışılamaz. Yerel Yönetimlerde de bilgi teknolojileri hizmetlerinin uygulamaları, gerek kurumların işleyişi açısından gerekse vatandaşların devlet kanalı ile gerçekleştirmek durumunda olduğu süreçlerin hızlandırılması ve kolaylaştırılması açısından büyük bir önem arz etmektedir. Bu çalışmamızda araştırmanın amacı olarak, yerel yönetimlerde bilişim hizmetlerinin kullanımına yönelik bir alanyazın değerlendirilmesi icra edilmesi, müteakibenalanyazına paralel o arak  Mustafakemalpaşa Belediyesindeki bilgi teknolojileri uygulamalarının niteliksel analizininyapılması hedeflenmiştir. Çalışmamızın evren ve örneklemini, Mustafakemalpaşa Belediyesinin hemşehrilerine ve tüm vatandaşlara sunmuş olduğu bilgi teknolojileri hizmetleri oluşturmaktadır. Bilgi Teknolojileri hizmetleri günümüzde genel kanı itibariyle, ISO 20000 Bilgi Teknolojileri Hizmet Yönetim Sistemi ve ITIL versiyonları gibi bazı kalite standartları kapsamında birçok kuruluş tarafından değerlendirilmekte bağımsız birçok ulusal veya uluslararası denetim kuruluşunca denetlenmektedir. Araştırmamızın yönteminde söz konusu bilişim standartları incelenerek Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından sunulan bilgi teknolojileri hizmetlerinin değerlendirilmesi ilgili standartların temel gereksinimleri açısından yapılacaktır. Sunulan hizmetlerin niteliksel analizinin hitamında elde edilen bulguların değerlendirilmesi yorumlanması tartışılacaktır.

*Anahtar Kelimeler:  E-Devlet, Bilişim, Yerel Yönetimler, Mustafakemalpaşa Belediyesi, Nitel Veri Analizi

-Doç.Dr.Erkan ÖZDEMİR, Öğr.Gör.Dr.Serkan KILIÇ-        Kentlerin Markalaşmasında Kent Web Sitelerinin Rolü: Bursa Mustafakemalpaşa Belediyesi Örneği

ÖZET

Özel sektöre has pazarlama strateji ve uygulamaları ile markalaşma çabaları günümüzde kentler hatta ülkeler için dahi kullanılmaktadır. Bu konuda uygulamada oldukça başarılı olmuş kent örnekleri de mevcuttur. Kent markalama çabalarının hedef müşteri kitlesi; kentte ikamet edenler olduğu kadar, kentle bir şekilde ilişkisi olan veya olabilecek yerli ve yabancı turistler, yatırımcılar, öğrenciler şeklinde sıralanabilir. Özel sektördeki yöneticilerin yaptığı gibi kentlerin yöneticileri de özellikle kent dışından gelecek ilgili kişi ve işletmelere kendilerini daha iyi tanıtmak, çok uzaklardan kentle ilişkiye geçmelerini sağlamak ve dünyaya açılmak için online çevrelerde var olmaya çalışmaktadırlar. Dolayısıyla kentlerin web siteleri özellikle olası müşteri veya ortakların kent hakkında bilgi sahibi olabilecekleri ilk kaynaklardan biri olmaktadır.  Ancak bu noktada kent web sitelerinin marka iletişimi açısından belirli unsurları içermesi kentlerin marka iletişiminde oldukça önemli olmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak kentlerin markalaşması ile kentlerin marka iletişiminde kent web sitelerinin kullanımına ilişkin teorik bilgiler ve bu konularda yazılmış yerli ve yabancı literatür ele alınmaktadır. Sonrasında marka iletişimi açısından Bursa Mustafakemalpaşa Belediyesinin web sitesi içerik analiziyle incelenmekte ve ilçenin markalaşma çabalarına destek sağlayacak değerlendirme ve önerilerde bulunulmaktadır.

*ANAHTAR KELİMELER: Kent Markası, Kentlerin Markalaşması, Marka Stratejileri, Kent Web Sitesi, Bursa Mustafakemalpaşa

-Öğr. Gör. Gazanfer ERBAŞLAR -Mustafakemalpaşa İlçesinde Faaliyet Gösteren İşletmelerde Ticaret Tekniğinin Bilinirliğinin ve Kullanım Etkinliğinin Ölçülmesi.

ÖZET

Gazanfer Erbaşlar

Ekonomide ve uluslararası ticaretteki küreselleşme, bilgi teknolojilerinin gelişimi, yaygınlaşması çağımızın en önemli gelişmeleri arasındadır. Günümüzde E-Ticaret ekonomik yaşamın en önemli pazarlama araçlarından biri olmuştur. Dünya genelinde e-Ticaret cirosu 1 trilyon 943 milyar dolar ulaşmıştır. Türkiye ise e-Ticaret cirosu 9.8 milyar Euro  (11.2 milyar dolar) ile dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. 2015 yılına ait bu verilerde göstermektedir ki dünya genelinde olduğu kadar ülkemizde de e-Ticaret hem günlük yaşantımıza olabildiğince girmiş, hem de firmalarımız açısından ürün ve hizmetlerinin pazarlanmasında oldukça önemli bir konuma yerleşmiştir. Böylesine etkin bir ürün ve hizmet pazarlama tekniğinin Mustafa Kemal Paşa ilçesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren İşletmeler tarafından ne kadar bilindiğinin ve kullanım etkinliğinin belirlenebilmesi amacıyla Mustafa Kemal Paşa Sanayi ve Ticaret Odasına kayıtlı işletmelere internet ortamında E-Ticaret Anketi uygulanacaktır. Amacımız işletmelerin en az % 10’na ulaşmak ve bu alanda anlamlı bir E-Ticaret kullanım envanteri elde edebilmektir. Mustafa Kemal Paşa STO’na bu amaçla başvurulmuştur. Onlardan alınan verilerden yararlanarak anket çalışması gerçekleştirilecektir.

*Anahtar Kelimeler: E-Ticaret, ticaret, E-Ticaret anketi.

Oturum  Arası

13 Mayıs 2016      Cuma Öğleden Sonra  14:30

B SALONU        Oturum Başkanı Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN

-Prof. Dr. İbrahim Hakan MERT – Miletopolis Antik Kentinde Bulunan Mimari Bezemeli Yapı Unsurları.
                                       
ÖZET

İbrahim Hakan Mert

Bildirinin konusunun Mustafakemalpaşa ilçesinin Melde bayırı civarına lokalize edilen Miletopolis antik kentinde bulunan mimari bezemeli yapı Unsurları oluşturmaktadır. Miletopolis’te hem tesadüfü olarak ve hem de kurtarma kazılarında kaliteli işçiliğe sahip çok sayıda bezemeli mimari parçalar ele geçmiştir. Bu mimari Elemanlardan çoğunluğu korinth başlığıdır. Diğerleri ise arşitrav ve sima gibi üst yapılara ait elamanlardır. Bildiride öncelikle söz konusu bezemeli parçalar stil kritiği yöntemiyle tarihlenerek tüm parçaları kapsayan bir kronoloji oluşturulacaktır. Daha sonra bu kronolojiye göre yapı faaliyetlerinin yoğun yaşandığı dönemler tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu veriler kentin tarihçesinden ve yapı yazıtlarından elde ettiğimiz bilgilerle de karşılaştırılarak değerlendirilecektir. Bunlara ilaveten, mimari bezemeden elde edilen kronoloji Miletopolis kentinde ele geçen diğer arkeolojik malzemenin, örneğin Mezar Stellerinin kronolojisi ile de karşılaştırılacaktır. Bildiri kapsamında cevap aranacak diğer önemli bir soru ise, bezemelerin atölye tespitidir. Bu bağlamda öncelikle Miletopolis mimari bezemeleri kendi içerisinde usta stili bakımından karşılaştırılarak gruplar oluşturulacaktır. Bir sonraki aşamada ise bu gruplar Anadolu’nun özellikle coğrafi olarak yakın kentleri ile karşılaştırılarak Miletopolis kentinin kendi bezeme atölyesi olup olmadığı sorusuna cevap aranmaya çalışılacaktır.

*Anahtar Kelimeler: Miletopolis, mimari bezeme, korinth başlığı, arşitrav, sima,konsol geison.

- Öğr. Gör. Reyhan ŞAHİN – Miletopolis Mezar Stelleri ve Adak Levhalarında Tasvir Edilen Kaplar.

ÖZET

Reyhan Şahin

Hellenistik Dönem’de Miletopolis mezar stelleri ve adak levhaları üzerindeki ölü yemeği ve sunu sahnelerinde çeşitli kap formlarının tasvir edildiği görülür. Kaplar, Yunan seramik ve resim sanatından bilinenlerin yanı sıra; daha az yaygın (bölgeye özgü?) olarak nitelendirebileceğimiz örneklerden oluşmaktadır. Bu çalışmada öncelikle mezar stelleri ve adak levhaları üzerinde tasvir edilen kap formları tanıtılacaktır. İkonografik konteksti ve yazıtları da göz önünde bulundurularak, mevcut örnekler, aynı döneme tarihlenen Yunanistan ve Küçük Asya’daki diğer merkezlerden ele geçen mezar stelleri ve adak levhaları ile karşılaştırılacaktır. Böylece geleneksel Yunan ile yerel arasında bir ayrım yapılabilecektir.

-Arş. Gör. Dr. Serkan GÜNDÜZ – Yrd. Doç. Dr. Oktay DUMANKAYA -Liman Kenti Miletoupolis.

ÖZET

Serkan Gündüz – Oktay Dumankaya

Miletoupolishakkında oldukça kısıtlı bilgiye sahibiz. Antik kaynaklardan öğrendiğimiz kadarı ile kent M.Ö. I. yüzyılda göl kenarında bulunmaktadır. Bu gölün adı kimi kaynaklara göre Miletopolitis, kimisine göre ise Artynias  olarak geçmektedir. Kentin liman kenti olduğunun en önemli göstergelerinden birisi Hadrian Dönemi sikkeleri, bir diğeri ise Atina Vergi Listeleri’dir.  Günümüzde tamamen karasal bir alanda kalan Miletoupolis, en yakın göle kuş uçuşu 17 km, Marmara Denizi’ne ise 37 km uzaklıktadır. Günümüzde herhangi bir su kaynağı yanında olmamasına rağmen, 1975  yılında ortaya çıkan kent kalıntılarının konumunun geniş bir ovanın hemen yamacında bulunması ve bu ovanın Uluabat Gölü’ne kadar aynı yükseklikte devam etmesi ilginçtir. Miletoupolis’unlokalizasyon sorusu 20. yüzyıl ile birlikte başlamış ve bugüne kadar yapılan çalışmalar sonucunda büyük ölçüde yeri belirlenmiştir. Çalışmamızın amacı, liman kenti olan Miletoupolis’in limanının nerede olduğunu bulmak veya en azından nerede olabileceği üzerine çevedeki arkeolojik malzemenin dağılımı ve coğrafi faktörleri göz önünde tutarak  fikir yürütmektir.

*Anahtar Kelimeler: Miletoupolis – Miletopolitis – Miletos – Liman – Atina Vergi Listeleri

-Arş. Gör. Hazal ÇITAKOĞLU – Arş. Gör. Gonca GÜLSEFA-Arş. Gör. Nur Deniz ÜNSAL – Miletoupolis Kökenli Mezar Stelleri ve Adak Levhaları Üzerindeki At Betimleri.

ÖZET

Hazal ÇITAKOĞLU

Gonca GÜLSEFA

Nur Deniz ÜNSAL

Antik çağda Mysia bölgesi sınırları içerisinde, günümüzde ise Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yer alan Miletoupolis, Kuzeybatı Anadolu’nun önemli antik kentlerinden birisi olup aynı zamanda antik çağın mezar stelleri üreten kentleri arasında da önemli bir konuma sahiptir. Yapılan araştırmalar neticesinde, kentte İ.Ö. 3. yüzyılın başları ile stel yapımının başladığını ve İ.Ö 2. yüzyılın ortalarına kadar devam ettiğini bilmekteyiz. Antikçağ yaşantısında ve inançlarında önemli bir yere sahip olan at, ikonografik olarak birçok sanat dalında ele alınmıştır. Antik Çağ’da soyluların ve kahramanların yoldaşı olan atlara, heykeltıraşlık eserlerinde, seramik ve mozaik sanatında da yer verilmiştir. Atlar, hem tek başlarına hem de mitolojik sahneler, av sahneleri, yarış sahneleri ve savaş sahneleri gibi konularda tasvir edilmişlerdir. Bu makalede, Miletoupolis antik kenti üretimi mezar stelleri ve adak levhaları üzerinde yer alan at figürleri, işlendiği kompozisyona göre ele alınarak, at betimleri ikonografik ve tipolojik açıdan irdelenecektir.

*Anahtar Kelimeler: Mysia, Miletoupolis, Mezar Stelleri, Adak Levhaları, At ikonografisi.

Oturum  Arası

13 Mayıs 2016      Cuma Öğleden Sonra  16:00

A SALONU                  Oturum Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hakan MERT

-Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN – Mustafakemalpaşada Antik çağ yol izleri : Kestelek Kalesi ve Çömlekçi Kaya Kilisesi

ÖZET

Mustafa Şahin

Yollar, çağlar boyunca şehirleri ve medeniyetleri birbirine bağlamıştır. Yolların kavşak noktasında yer alan Anadolu ise büyük medeniyetler arasında bir köprü gibidir:doğu-batı veya kuzey-güney doğrultusunda uzanan ana yol bağlantıları Bursa’da kesişmektedir. Doğu’dan gelip Boğazlar üzerinden Avrupa’ya giden yolun, Kütahya veya Eskişehir üzerinden Bozüyük ve İnegöl’e,oradan da Bursa’ya geldiği, sonrasında  Boğazlara doğru ilerlediği düşünülmekteydi.
Ancak Mustafakemalpaşa Belediyesinin daveti üzerine Kestelek ve yakın çevresinde yaptığımız inceleme gezisinde bir kale kalıntısı tespit ettik. Mustafakemalpaşa Çayı üzerinde yer alan kale konum itibariyle kuzey güney doğrultusunda Bursa’yı Susurluk’a,doğu-batı istikametinde ise Orhaneli üzerinden Marmara Denizine bağlayan bir yerdedir.
Kestelek Kalesi bugüne kadar kayıtlara geçmeyen yeni bir yok güzergahını ortaya koyması nedeniyle bu bildirinin konusunu oluşturmuştur.

-Prof. Dr. Aziz NOVRUZLU – Mustafakemalpaşa ve Çevresi Bronz Çağı Seramikleri Işığında Kafkas Etkileri ve İlişkileri.

ÖZET

Aziz Novruzlu

Kafkaslar ile Anadolu arasındaki etki ve ilişkiler çok eski bir tarihe dayanır. Bu ilişkilerin bir göstergesi ticaret diğeri ise göçlerle ilgilidir.  Kafkas göçleri başladığında, Doğu Anadolu’da da TransKafkas arkeoloji kültürü görülmeye başlanır. Göç eden halkların  kökenleri hakkında kesin fikirlerin olmamasına rağmen, onların TransKafkas arkeoloji kültürleri ile ilişkili olması söz konusudur. Nahcivan’dan Doğu Anadolu’ya oradan Batı Anadolu’ya ve Akdeniz’e, Yeşilırmak’ın Karadeniz’e döküldüğü  bölgelerden de Yakın Doğu’ya  yayılmış bu kültür, Kafkaslarda Kür Aras arkeoloji kültürü olarak adlandırılır. Kür Aras arkeoloji kültürü, akarsulu çayların etrafındaki verimli topraklarda, iki çay arasında, M.Ö. III. binyıllarda  ilk kez Azerbaycan- Nahçıvan’da ortaya çıkmış ve kısa sürede  Güney Kafkas’ın diğer bölgelerine, Anadolu’ya ve Yakın Doğu’ya yayılmıştır. Boyalı seramik kapların, Anadolu’nun doğusunda yayıldığı bilinse de  bu tip kapların Batı Anadolu’daki  yayılımı hakkında bilimsel araştırmalar yürütülmes Aslında Batı Anadolu’nun farklı bölgelerinde tesedüfen bulunmuş boyalı kap örnekleri çok sayıdadır. Lakin  üniversitelerde Kafkas arkeolojisinin öğretilmemesi nedeni ile Bronz Çağ Kafkas-Azerbaycan uygarlıklarından birinin en iyi göstergelerinden olan boyalı kaplar, bu kapların Batı Anadolu’daki yayılım alanı, etki ve ilişkileri ve diğer bilimsel problemler yeterince araştırılmamıştır. Bu durum ise Anadolu Türklerinin yarattığı eski uygarlığın tarihlendirilmesine engel olmaktadır. Bu  makale, bahsedilen alandaki ilklerden olmakla birlikte, Batı Anadolu arkeolojisinde var olan bu boşluğun doldurulması konusunda ki ilk çalışmalardan da biri olacaktır. Mustafakemalpaşa ve çevresinde tesadüfen bulunmuş küp tipli boyalı kaplar, armut formlu gövdeye sahiptirler. El yapımlı bu kaplar,  kısa boğazlı ve düz ayaklıdır. Erken TransKafkas seramiklerinden farklı olarak, hamurunun içeriğine az miktarda mineraller  katılmıştır. Kendinden önceki TransKafkas dönemi seramiğine dayalı olsa da bu dönemde boyalı kaplar daha simetrik olup daha iyi pişirilmiştir. Kapların daha iyi pişirilmesi bu devirde fırınların daha iyi yapıldığının ve seramik üretiminde ilerleyiş olduğunun göstergesidir. Bu tip kapların çok sayıda olması ve bazı özellikleri nedeniyle, bu kapları kullanan halkın, Doğu ve Batı Anadolu’ya M.Ö. IV  binyıllarda TransKafkas arkeoloji kültürünün yaratıcıları tarafından  getirildiğinin göstergesidir.

-Doç. Dr. Derya ŞAHİN – Mustafakemalpaşa’da Bulunan Antoninus Pius portresi.

ÖZET

Derya Şahin

Çalışmanın konusunu Roma İmparatoru Antoninus Pius’a ait bir portre oluşturmaktadır. Mustafakemalpaşa İlçesinde, Tabakaneler Semtinde tesadüfen bir çöplükte bulunan Antoninus Pius’a ait kolosal büyüklükteki heykel başı, bugün Bursa Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Heykelde kareye yakın dolgun bir yüz, ağırlaştırılmış orbitaller, saç ve sakal betiminde ise yoğun matkap kullanımı dikkat çeker. Sözü edilen bu baş, Antoninus Pius’un Roma’da ve diğer bir çok Roma eyaletinde yapılan portrelerinden oldukça farklı özellikler gösterir. Portrenin hem farklılığı hem de boyutları göz önüne alındığında bu bölgede hizmet vermiş bir atölyeden bahsedilebilir. Ayrıca son zamanlarda kısmen açığa çıkarılmış olan Kyzikos  Hadrian Tapınağında bulunan plastik eserlerle karşılaştırılarak, benzerlik ya da farklılıkların ortaya konulması faydalı olacaktır.

-Yrd. Doç. Dr. Güven GÜMGÜM – Uluabat’ın Batı Yakası Lopadion’dan Miletoupolis’e.

ÖZET

Güven Gümgüm

Ulubatın batısında yer alan Lopadion antik kenti bölgede stratejik bir önem sahiptir.  Lopadion, Ulubat gölünün batı yakasındaki geçişleri sağlayan köprü nün kontrolünü elinde bulundurmaktadır. Bulunduğu yerin topoğrafyasından iyi faydalanan Lopadium göl ve nehiri doğal savunma sistemi içinde değerlendirmiş,doğal savunma sistemi olmayan noktalarda ise savunma duvarları inşa etmiştir. Roma ve bizans dönemine ait izler taşıyan kent Osmanlı dönemindede stratejik önemini kaybetmemiştir. Arkeolojik kazı çalışmalarının bu alanda yapılmamış olması yüzeyde görünen arihsel material kalıntıları üzerinde yoğunlaşılmasını zorunluhale getirmiştir. Köprü, sur ve kilise yapı kalıntılarının bir
kısmı korunarak günümüze kadar gelebilmiştir.

13 Mayıs  2016       Cuma Öğleden Sonra  16:00

B SALONU          Oturum Başkanı         Prof. Dr. Berna ALPAGUT

Prof. Dr. Cafer ÇİFTÇİ  – Mustafakemalpaşa Köylerinde Koza Üretimi.

ÖZET

Cafer Çiftçi

Bursa’nın Mustafakemalpaşa İlçesi’ne bağlı aşağıda belirtilen ve saha araştırması gerçekleştirilen beş köyden elde edilen sözlü tarih bilgileri çerçevesinde, ilçede yapılan ve bitmek üzere olan koza yetiştiriciliğinin sosyo-ekonomik yönleri ortaya konacaktır.
Saha araştırmasında ziyaret edilen Mustafakemalpaşa köyleri

ALPAGUT, ÇALTILIBÜK, ÇAVUŞKÖY,KESTELEK, ONAÇ

-Okt. Dr. Mustafa ULUOCAK – Mustafakemalpaşa’da Maddi Kültür Unsurları.

ÖZET

Mustafa Uluocak

Kültür, bir insan topluluğunun yüzyıllarca devam eden ortak yaşayışından doğan maddi ve manevi değerlerinin, birikimlerinin ve davranış biçimlerinin bütünüdür diye tanımlanabilir. Din, gelenek ve görenekler, ahlâk, hukuk, eğitim, dil, tarih, edebiyat, sanat, ekonomi, tarım vb. bu bütün içerisinde yer alan ögelerdir. Her yörenin kendine has kültürel değerleri vardır. Bu kültürel değerler özellikle köy yaşamında nispeten korunmuştur. Bursa ağızlarının özelliklerini tespit etmek için yaptığımız derlemeler, bize yörenin hem dil hem de çeşitli kültürel özelliklerini tespit etme imkânı sağlamaktadır. Bu bildiride Mustafakemalpaşa köylerinden yapılan derlemelerden hareketle yörenin çeşitli maddi kültür özellikleri değerlendirilmeye çalışılacaktır.
Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Türkçe Eğitimi Bölümü, Dr. Mustafa ULUOCAK

-Okt. Dr. Şükrü BAŞTÜRK – Mustafakemalpaşa Manevi Kültür Özellikleri.

ÖZET

Şükrü Baştürk

Kültür “Tarihi, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin” olarak tanımlanmaktadır. Kültürü oluşturan unsurlar arasında dil, din, edebiyat tarih, coğrafya, savaşlar, göçler vb. yer alır. Bu nedenle her yörenin kendine özgü kültürel zenginliği vardır. Mustafakemalpaşa ve köyleri de bu kültürel zenginliği barındıran yerleşim birimlerindendir. Bu bildiride Mustafakemalpaşa köylerinden derlenen metinlerden hareketle bölgenin manevi kültüründen örnekler verilecektir.

-Yrd. Doç. Dr. Erol OGUR -Lise Öğrencilerinin Okuma Alışkanlığı Üzerine Bir Araştırma.

ÖZET

Erol Ogur

Hızlı bir değişimin ve dönüşümün yaşandığı günümüzde toplumlar, sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik vb. yönlerden çeşitli gelişmelere tanıklık etmektedirler. Bireyler bu gelişmelere uyum sağlayabilmek için okuma becerisini kullanırlar. Okuma, bilgiye ulaşmanın en kısa yollarından biridir. Okuma, insanların yeni kelimeler öğrenerek, anlayışlar kazanarak, hayaller oluşturarak, yaratıcılığını geliştirerek ufkunu genişletir ve derinleştirir ( Akyol, 2006: 29). Okuma eylemi sahip olunan bilgi birikimini artırmanın yanı sıra insanların dünyaya bakış açılarının genişlemesini sağlamakta, hayatı yorumlama gücünü, konuşma ve yazma yeteneklerini kullanabilme kapasitelerini artırmaya yardımcı olmaktadır.Bireylerin okuma becerisi ve alışkanlığı kazanması,okuma sonunda anlamlar çıkarıp yorumlamalarda bulunması onların akademik başarılarını da olumlu yönde etkilemektedir. Bu çalışma, Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesinde öğrenimini sürdüren lise öğrencilerinin okuma düzeylerinin ve okuma düzeylerine etki eden unsurların neler olduğunun belirlenmesinin yanı sıra, okuma kültürünün oluşumu ve gelişimi sürecinde karşılaşılan sorunların tespiti ve çözüm önerileri sunulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2015-2016 öğretim yılında Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı liselerde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır.   Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır.  Mevcut durum ile var olması gereken durum arasındaki farkı ortaya koyabilecek biçimde oluşturulan anket formu, alan uzmanlarının görüşlerine sunulmuştur. Uzmanların eleştirileri doğrultusunda yeniden düzenlenen anket formları, asıl örneklemde yer almayacak olan yeterli sayıda öğrenciye uygulanarak, elde edilen sonuçlar üzerinden güvenirlik çalışmasına tabi tutulmuştur. Bu aşamadan sonra son şeklini alan anket, örneklemi oluşturan öğrencilere uygulanmış, ankete verilen cevaplar doğrultusunda, öğrencilerin okuma alışkanlıkları ile ilgili sonuçlara ulaşılmış, öneriler sunulmuştur.

*Anahtar sözcükler: lise öğrencileri, okuma alışkanlığı, kitap seçimi.

13 Mayıs 2016      Cuma Öğleden Sonra  16:00

C  SALONU       Oturum Başkanı:    Prof. Dr. Bilçin MEYDAN

-Cem KARAKILIÇ -Tek Parti Dönemi Rapor Ve Yazışmalarında Mustafakemalpaşa (1923-1950).

ÖZET

Cem Karakılıç

Türk siyasal hayatı, 1950’ye kadar tek kutuplu, tek sesli ve otoriter bir disipline sahne olmuştur. Devlet kurtarıcı ve kurucu kadro tarafından merkeziyetçi-bürokratik bir  yapıya dönüştürülerek patrimonyalist bir görünüm kazanmıştır.  Monist, moralist ve otoriter bir anlayışla “bürokratik devlet” nosyonu  geliştirilmiştir.  Halk Partisinin meclisi, hükümeti ve devleti temsil ve ifade ettiği bu süreç “Tek Parti Dönemi” olarak bilinir.  Tek Parti Dönemi, bürokrasi yoluyla vatana ve vatandaşa nüfuz ve hükmetme gayretidir. Dönemin siyasal algısı bürokratik işlemlere de boyut ve derinlik kazandırmıştır. Merkezin çevreye hükmetme kaygısı bürokratik yazışmayı olağanüstü bir disipline dönüştürmüştür. Çevre, rapor ve yazışmalar yoluyla teftiş edilmiş,  yöre ve yerelin mazisi evrak ve belgeye nakşedilmiştir. Tek Parti dönemi rapor ve yazışmaları yerel tarih açısından zengin bir kaynaktır. Halk Partisinin evrak ve arşivi dönemin ve yörenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını aydınlatacak mahiyettedir. Bu çalışma dönemin rapor ve yazışmalarında Mustafa Kemalpaşa’nın yakın tarihini tespit gayretidir. Amacımız; Mustafa Kemalpaşa’nın siyasi, sosyal ve ekonomik durumunu açıklamak, yörenin tarihi konusunda panoramik bir tahlil yapmaktır. Konunun tespit ve tahlilinde birinci el kaynaklardan yararlanılmıştır. Teftiş, tespit ve çalışma raporları, talimatnameler, dilekçe ve genelgeler  kullanılmıştır. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi modern kaynaklarla refere edilerek özgün bir değerlendirme yapılmıştır. Bu bağlamda kalitatif yöntem ile belge ve bilgi tarama, analitik tahlil ve örnek olay incelemeleri gerçekleştirilmiştir.

*ANAHTAR KELİMELER: Bursa, Mustafa Kemalpaşa, Yerel Tarih, Tek Parti Dönemi, CHP Rapor ve Yazışmaları.

-Dr. Halit EKEN -Cumhuriyet’in İlanından 1960 Askeri Müdahalesine Mustafakemalpaşa’da Genel Seçimler.

ÖZET

Halit EKEN

Osmanlının ilk meşrutiyet süreci ile başlayan meclis ve seçim tecrübesi, II. Meşrutiyet dönemi ile beraber çok partili hayatın tecrübe edildiği farklı bir yöne evrilmiştir. Uzun süren ve kesintisiz devam eden savaşlar döneminde arka planda kalan seçimler, Cumhuriyetin ilanı ile birlikte yeniden siyasetin hem merkezde hem de taşrada gündemini şekillendiren ana unsurlardan birisi haline gelmiştir. Bu çalışmada Cumhuriyetin ilanı sonrası Mustafakemalpaşa ilçesi özelinde Türkiye’de genel seçimlerin seyri izlenmeye çalışılmıştır. Çalışmamızda öncelikli olarak Cumhuriyetin ilanının hemen arifesinde gerçekleşen 1923 seçimlerinden başlayarak, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın (Partisi) tek parti olarak katıldığı 1927-1931-1935-1939-1943 seçimlerinde uygulanan seçim sistemi kısaca aktarılmış ve Mustafakemalpaşa’da bu sürecin nasıl yaşandığı konusu değerlendirilmiştir. Türkiye’de 1946 seçimleri ile başlayan çok partili siyasal hayat tecrübesinin 1960 Askeri müdahalesi ile kesintiye uğradığı döneme kadar yapılan 1946-1950-1954-1957 seçimleri ise öncelikle Mustafakemalpaşa ilçesindeki seçim sonuçları üzerinden değerlendirilmiş ayrıca bir kıyas yapılabilmesi amacı ile Bursa iline ve Türkiye geneline ait seçim sonuçlarına da yer verilmiştir. Sancılı bir demokrasi deneyiminin yaşandığı bu yılların seçim sonuçlarının ortaya konulması, Mustafakemalpaşa ilçesinin demokrasi yolculuğunun ve Türkiye genelindeki seçim süreçlerinde nasıl bir konum aldığının, bağlı olduğu Bursa ili ile tercihlerinde bir paralellik bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması açısında siyaset özelinde ilçeye bir katkı sağlayacaktır.

-Gürhan KORKMAZ -1960 Askeri Müdahalesinden Günümüze Mustafakemalpaşa’da Genel Seçimler

ÖZET

Gürhan  KORKMAZ

Osmanlının ilk meşrutiyet süreci ile başlayan meclis ve seçim tecrübesi, II. Meşrutiyet dönemi ile beraber çok partili hayatın tecrübe edildiği farklı bir yöne evrilmiştir. Uzun süren ve kesintisiz devam eden savaşlar döneminde arka planda kalan seçimler, Cumhuriyetin ilanı ile birlikte yeniden siyasetin hem merkezde hem de taşrada gündemi şekillendiren ana unsurlarından birisi haline gelmiştir. Bu çalışmada 1961 Askeri Müdahalesi sonrasında Mustafakemalpaşa ilçesi özelinde Türkiye’de genel seçimlerin seyri izlenmeye çalışılmıştır Türkiye’de 1960 Askeri darbesi ile kesintiye uğrayan demokrasi serüveni 1962 yılı ile birlikte askeri vesayetin gölgesinde yapılan seçimler ile tekrar normalleşme sürecine girmiş ve 1971 askeri muhtırasına kadar yapılan 1965-1969 seçimlerinde Demokrat Parti’nin mirasını devralan Adalet Partisi taşrada özellikle Mustafakemalpaşa’da seçmenlerin birinci tercihi olmuştur.  1973-1977 seçimlerinde de aynı çizgiyi sürdüren Mustafakemalpaşa’da Adalet Partisi seçimlerden galibiyetle çıkmıştır. 1980 Askeri Müdahalesi sonrası askeri vesayetin gölgesinde yapılan 1983 ve 1987 seçimlerinde merkez sağ partilerin yanında pozisyon alan Mustafakemalpaşa ilçesi 1990’lı yıllarda yapılan 1991-1995 ve 1999 seçimlerinde de aynı tavrını sürdürmüş ve yoğun olarak merkez sağ partiler ile muhafazakâr eğilimli siyasi partileri tercih etmiştir. 2002 seçimleri ile başlayan süreçte Türkiye’de değişen siyasi dengeler ve tercihler noktasında Mustafakemalpaşa ilçesi de Türkiye genelindeki tabloya paralel tercihini Adalet ve Kalkınma Partisi’nden yana kullanmıştır. Çalışmamızda elde ettiğimiz verilerden gerek nüfus potansiyeli gerekse ülke ekonomisine kazandırdığı katma değer açısından dikkati çeken bir ilçe olan Mustafakemalpaşa ilçesinin bu potansiyelini siyasete tam olarak yansıtamadığını ve bu gücünü bir lobi unsuru haline getiremediği tespitini yapmak mümkündür.

-Rasim BALABAN – 4K Kulüpleri Projesi, Tepecik Beldesinde uygulanması ve sonuçları

ÖZET

Rasim BALABAN

4-K Kulüpleri projesi Saadet M. Emin BOZOĞLU tarafından geliştirilen ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından uygulanan okul dışı eğitim-öğretim sistemidir. Gayesi 10-18 yaşları arasındaki kız ve erkek çocuklarını, ziraat, ev idaresi konuları ve müsait olan yerlerde el sanatları ile ilgili projelere dayanan eğitim-öğretimleri vasıtasıyla; ziraat, sanat ve ev hayatını geliştirmek; bilgili, iyi ahlaklı vatandaşlar yetiştirmek suretiyle, üyede kuvvetli bir karakter, ailede refah ve milli ekonomiye gelişmeyi sağlamaktır. Beraber çalışma, işbirliği ruhu, arkadaşlık hissi ve fikri kuvvetlendirilir. Kendisine ve kulübüne saygılı, iki yüzlülük yapmayarak idarecilerini demokratik bir şekilde seçmeleri sağlanır. Almış olduğu projeler vasıtası ile hayvan ve bitkilerin en yeni ve ilmi esaslar dâhilinde yetiştirilmelerini; kullanışlı ve rahat elbiseler dikilmesini, sıhhatini koruyacak ve hayatını devam ettirecek yiyecekleri pişirilmesini ve saklama yollarını, ev döşemesini çocuk bakımını v.s. öğrenir. Kendisinde aynı zamanda bitki ve hayvan sevgisi de gelişir. Mal edinme ve para kazanma hisleri uyanır ve gelişir. Bu suretle kendilerine ve ailelerine faydalı olurlar. 4-K Kafa, kalp, kol, kuvvet kelimelerini içerir. Amblemi 4 yapraklı yoncadır. 4-K kulüp faaliyetleri neticesinde köyü güzelleştirmek, herkesin sevip saydığı bir yer haline getirmek, üyelerin daha iyi yetiştirilmiş birer vatandaş olmalarını ve toplum içinde önder duruma gelmelerini temin etmek amaçlanmıştır. 4-K projesi 1957-1962 yılları arasında Mustafakemalpaşa Tepecik Beldesi’nde Belde lideri ‘Ali CEYLAN’ tarafından uygulanmıştır. Uygulamalar sonunda sergiler yapılmış. Bu bildiride, projeye katılan öğrencilerle yapılan söyleşiler ve proje çalışmaları ile sonuçları, basında çıkan yazılar ve bulunan görseller sunulacaktır.

14 Mayıs 2016      Cumartesi Sabah -saat:09:00

A SALONU        Oturum Başkanı          Doç. Dr. Hayrettin KUŞÇU

-Doç. Dr. Mehmet KAYA -Tasfiye Talepnamelerine Göre Lozan Mübadillerinin Mustafakemalpaşa’ya İskânı.

ÖZET

Mehmet KAYA

İnsanoğlu tarih boyunca zorunlu veya isteğe bağlı olarak göç etmiştir. Bu göçlerin de önemli sonuçları olmuştur.Lozan Antlaşması ile Türkiye –Yunanistan arasında bir nüfus mübadelesi imzalanmıştır. Bu mübadeleye göre Türkiye’den Yunanistan’a, Yunanistan’dan Türkiye’ye mübadiller gelmiştir. Bu bildiride Yunanistan’dan Mustafa Kemal Paşa’ya gelen mübadiller üzerinde durulacaktır. Tasfiye talepnameleri mübadillerin emlak ve gayri menkullerinin kaydedildiği defterlerdir. Bu kayıtlara göre her iki ülkeye giden mübadillere varlıkları oranında arazi ve diğer gelirler tahsis edilecektir. Ancak mübadillerin büyük bir kısmı mübadelenin çabuk gerçekleşmesi nedeniyle menkullerini kaydettirememişlerdir. Bu defterler ışığında Mustafa Kemal Paşa’ya iskan edilen mübadillerin durumu ele alınacaktır. Bunların geldikleri bölgeler (vilayet, sancak ve kaza itibariyle), iskan edildiği mahalle ve köyler iskan tarihleri ve meslekleri hakkında elde bilgilerle bir değerlendirme yapılacak, mübadillerin bu defterlere göre durumu ayrıntılı bir şekilde ele alınmaya çalışılacaktır.

-Doç. Dr. Mustafa MÜJDECİ -Ant Gazetesinde Mustafakemalpaşa.

ÖZET

Doç.Dr. Mustafa MÜJDECİ

Ant gazetesi 1944-1965 yılları arasında Bursa’da yayınlanmış ulusal ve bölgesel bir yayın politikası takip etmiştir. Bu çalışmada 1944-1950 yıllarında Mustafakemalpaşa’nın siyasi, sosyal ve iktisadi vaziyeti ele alınacak, Demokrat Parti iktidarından hemen öncesinde, II. Dünya Savaşı yıllarının da sonrasında Ant gazetesi çerçevesinde ilçenin panoramik bir tahlili yapılacaktır. Gazete günlük yayınlanan siyasi bir gazetedir. Yayın politikası olarak hükümet taraftarı olan ve çoğu zaman da Ulus gazetesinden uzun iktibaslar yapmış bir yayın organıdır. Gazetede Bursa ve ilçeleri hakkında da ayrıntılı haber tahlili ve araştırmaları bulunmaktadır. Bu cümleden olarak dönemin yerel basınının bakış açısıyla Mustafakemalpaşa ilçesinin sosyal, siyasi ve iktisadi görünümü değerlendirilecektir.

-Doç. Dr. Gaffar MEHDİYEV  – Ermenice Kaynaklarda Bursa Kirmasti (Mustafakemalpaşa Yöresi ve  Ermeniler)
 
ÖZET

Gaffar Mehdiyev

Eski Ermenice kaynaklarda ve çağdaş Ermenice basın- yayın kuruluşlarında zaman zaman Bursa ve  Bursa’ya bağlı Kırmastı (Mustafakemalpaşa) bölgesi ile ilgili  bilgiler yer almaktadır. Tarihimiz için önem arz eden ve çok az öğrenilmiş, bu bilgilerle ilgili bazı gerçekleri gün yüzüne çıkarmak  bu çalışmanın esas amacıdır.  Ortaçağ Ermeni aydınlarından edindiğimiz bilgilere göre Bursa ve da Ermeniler Bizans zamanından yaşamağa başlamışlar. Hüdavendigar Eyaleti’nde yerleşmiş yöresinde yerleşke halinde olan Ermenilerin XV. Yüzyılda Kırım’ın fethi (1475) ve Osmanlı-İran savaşlarından kaçıp göç eden soydaşlarıyla sayısı daha da artar.  Ermeni Patriklikliğinde olan  bilgilere göre  Hudavendiyar Vilayeti’nde 119 000 Ermeni bulunmaktaydı.  Ama bu rakam bazı Ermeni kaynaklarınca abartılmış rakamlar olarak  vurgulanıyor. Hüdavendigar’ın merkezi Bursa şehrinde ise 11 500 Ermeni yaşamaktaydı.  İstanbul feth olunandan kısa bir süre sonra  Sultan II. Mehmet Bursa Ermenileri Episkoposu Hovagim’i 1461’de İstanbul’a davet ederek onu Ermeni Patriği ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğu Ortodoks mezhebine bağlı Hıristiyan tebaasının ruhani lideri olarak tanıdı ve kendisini Rum Patriği’nin hak ve yetkilerine eşdeğer hak ve yetkilerle donattı. Ama Patrikhanenin İstanbula taşınması ile Ermeni ahali yerinden çıkmadı ki, sonraki tarihlerde bu kadar azalma olsun.  Elbette bu olay  Osmanlı Ermenilerinin yaşamını değişdi. Kaynaklarda Ermenilerin rahat hayat tarzı, bahtiyar günlerinden bahis eden yüzlerce örnek vardır. Amma bu durum XX yüzyılda değişti.  1.Dünya Savaşı neticesinde Osmanlıların çöküçünden sonra  Bursa, özellikle Kirmasti (Mustafakemalpaşa) yeni süreçe dahil oldu, bu süreçten doğrudan etkilendi.   Ermenice basın yayın kuruluşlarında Ermeni örgütlerinin faaliyetinden övgü ile bahis edilmektedir. Bu bölgede yaşayan Rumlar ve Ermeniler bölgeyi yeniden şekillendirmek için faaliyyete geçtiler. Müslüman halka karşı mezalimler yapılmağa başlar. Bursa’da Yunanistan’a bağlı özerk bir devletin kurulması amacı ile bölgede isyanlar çıkarılıyor. Müslüman olmayan halklardan Ermeniler, 1915’teki zorunlu göç yasası gereği bölgeyi büyük ölçüde terk etmişlerdir. Bursa genelinde Ermenilerin nüfusa oranı 1885’ten başlayan araştırmalara göre en fazla % 9-10 civarındadır. Rumlar daha çoktur. Nüfusa oranları bazı bölgelerde çoğunluk olmak üzere, toplamda %20’dir. Bu ekonomik örgü, I. Dünya Savaşı’nda, Ermenilerin göç ettirilmesiyle değişime uğradı. Göç ettirilen Ermeni sermaye sahiplerinin bıraktığı boşluğu Yahudi, Rum ve Müslüman tacirler doldurdu. Kurtuluş Savaşı öncesi bu ekonomik yapı sürüyordu. Kirmasti’nin ekonomisi Bursa ile bağlantısına rağmen büyük bir ticaret etkinliğine sahip değildi. Ermeniler, zorunlu göç yasasıyla kasabadan ayrılınca, ticarette zayıflama oldu. Kirmasti içinde eşraf ve tacir Müslümanlar bulunsa da büyük çoğunluk tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktaydı. Kirmasti, çelişkilerin, çatışmaların bir parçası haline geldi, çünkü Kirmasti, İstanbul’a ve İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapılardan biri olan Bandırma’ya yakındı. Kirmasti, 2 Temmuz 1920 Yunan işgaline uğramıştı, elbette bu bölücülük faaliyetinde onlara Ermeniler yardım etmişlerdi. Burada bölücü “Özerk Bursa Devleti’nin Kuruluşunda Ermeni asıllı Ağılıyan’ın rolünden de Ermenice basında bahis edilmektedir.

-Hakan YILMAZ -Osmanlı Bürokrasi Tarihinin İlk ve En Önemli Müesseselerinden Biri; Orhangazi Tarafından Kirmasti’de Kurulan İlk Osmanlı Arşivi.

ÖZET

Hakan Yılmaz

Kirmasti (Mustafakemalpaşa) kuruluş devri Osmanlı bürokrasisinin başlangıç sürecindeki en önemli merkezlerinden biri olmasına rağmen, bu devir hakkında yapılan araştırmaların yetersizliği, Osmanlılar’da defterdarlık kurumunun başlangıcı ve Osmanlı Arşivcilik tarihinin ilk kez hangi dönemde ortaya çıktığı konularını meçhul birer mesele konumunda bırakmış; bu yüzden Osmanlılar’da defterlerin ve resmî belgelerin belirli bir merkezde toplanması ve saklanması geleneğinin ancak XV. yüzyıl ortalarında, bürokratik gelişmenin bir sonucu olarak ortaya çıktığı sanılmıştır.Bu bildiride, 1334’te fethedilen Kirmasti’nin bir süre sonra Orhan Gâzî tarafından defterdarlık kazâsı statüsüne yükseltildiği ve Sultan Orhan’ın Saltanat Dîvânı’nda tutulan Defter’lerle Osman Gâzî’den beri bağışlanan bütün mülk ve arâzîlere, vakfedilen köy ve gayrimenkullere ilişkin tüm vakıf ve tahrir defterlerinin muhafaza edildiği ilk Osmanlı Arşivi’nin ilk kez burada faaliyete geçirildiği Arşiv belgeleri ışığında ortaya konulmaya çalışılacaktır.
 
Oturum  Arası

14 Mayıs 2016              Cumartesi   Sabah 09:00     

B SALONU                  Oturum Başkanı           Prof. Dr. Mustafa CEMİLOĞLU

-Prof. Dr. Ergün LAFLI-Yrd. Doç. Dr. Gülseren KAN ŞAHİN-Arkeolog Nihal KARDORUK -Roma Döneminde Mustafakemalpaşa’nın Arkeolojisi ve Tarihi.

ÖZET

Ergün Laflı,Gülseren Kan Şahin,Nihal Kardoruk Antik Çağ’da Mustafakemalpaşa İlçesi Mysia Bölgesi sınırları içerisinde kalmaktadır.Mysia Bölgesi sınırları Eskiçağ boyunca çeşitli değişikliklere uğramış olup, genel itibari ile kuzeyde Marmara Denizi, batıda Çanakkale Boğazı ve Ege Denizi, doğuda Atranos (Adırnaz) Çayı ve güneyde de Lydia Bölgesi ile çevrilidir. Mysia Bölgesi sınırları içine Pergamon, Adramytteion, Assos, Antandros, Kyzikos, Lampsakos, Abydos, Miletoupolis, Artamea, Zeleia, Artas ve Panormos gibi birçok önemli antik kent dahildir. Yörede 19.yy.’ın sonunda ve 20. yy.’ın başında William Mitchell Ramsay, John Arthur Ruskin Munro ve H. M. Anthony dolaşmış ve gözlemlerini yayınlamışlardır. İ.S. 4.5.yy.’a ait olan Tabula Peutingeriana haritasında Mustafakemalpaşa’ya ilişkin fazla bir bilgi yoktur. Ayrıca Notitiae episcopatuum’da bölge ile ilgili piskopos isimleri azdır ve “Synekdemos”u kaleme almış Bizanslı coğrafyacı Hierokles’de de rastlanılmamaktadır.Antik Çağ’da Mustafakemalpaşa İlçesi sınırları içerisinde birçok yerleşim bulunmakta idi.Bu yerleşimlerle ilgili çok az arkeolojik ve epigrafik bilgiler mevcuttur. Bölgedeki yerleşimlerin bir kısmına ait az da olsa bazı sikkeler bilinmektedir. Mustafakemalpaşa’dakiRoma ve Bizans Dönemleri yerleşimlerinin Mustafakemalpaşa ve yakın çevresinde protohistorik çağlara ait birçok höyüklerle bağlantıları tam olarak bilinmemektedir. Genel görüntü itibari ile içte kalan bu bölge Roma Dönemi’nde tarım ve hayvancılık merkezleri olan “kome”lerle, yani köyler ve çiftliklerle dolu idi. Örneğin ilçe sınırlarındaki Kirmasti önceleri L. Robert tarafından “Germe” olarak adlandırılmıştır (Robert 1962, 211). Bu Mysia kökenli, Phryg dilinden esinlenilmiş bir isimlendirmedir. “Germe” ya da “Gerame” adındaki bu yerleşim Mysia ve Lydia Bölgeleri’nde bilinmekte olup, sayıca birden fazla oldukları düşünülmektedir. Bu gibi alanlarda detaylı arkeolojik ve epigrafik incelemeler henüz tamamlanmamıştır. Ancak bölgede çok yoğun bir Roma Dönemi yerleşim düzeni mevcuttur ve bu bilimsel olarak araştırılmalıdır. Bu kısa bildiride Mustafakemalpaşa İlçesi’nin Eskiçağ’daki durumuna ilişkin veriler genel hatları ile derlenecektir. Roma İmparatorluk Çağı’na ait bölgenin yazıtları ayrıntılı olarak incelendiğinde, Mustafakemalpaşa’nın Eskiçağ’da Mysia Bölgesi sınırları içinde olmasına rağmen, dini ve etnik açıdan Phryg kültürü etkisi altında olduğu fark edilmektedir. Bu şekilde Mustafakemalpaşa kent merkezine yakın köylerden bazılarından da bazı 

-Mine ÖZKILINÇ -Miletoupolis Mezar Stellerinde betimlenen Kadınlar

ÖZET

Mine Özkılınç

Miletoupolis antik kenti, Anadolu‘da mezar stelleri üreten Nikaia, Kyzikos ve Byzantion gibi diğer önemli antik kentler arasında yer almaktadır. Kentle ilgili günümüze kadar yapılan akademik çalışmalar sayesinde, Hellenistik Dönem’den Erken İmparatorluk Çağı‘na kadar kullanılan bu mezar stellerinde, erkek, kadın ve hayvan figürlerinin tasvir edildiği görülmektedir. Bu bildiri de, Türkiye’de bir çok müzede sergilenen Miletoupolis kökenli mezar stellerinden, üzerinde kadın figürlerinin betimlendiği bazı stellere yer verilecektir. Farklı tipolojilerde betimlenen kadın  tipleri, mezar stellerinin analizinin yapılmasından ve farklılıklarının gösterilmesinden sonra, kabartmalardaki kadın tasvirlerinin ikonografik özellikleri ve kültürel konteksti çerçevesinde incelenecektir. Ritüel ve teselli sahneleri ışığında, antik kadının günlük yaşantısında önemli bir yer tutan,  sosyal değerlerve bireyselduygular incelenecek olup kadın tasvirleri sayesinde, ideal, gerçeklik ve kadın cinsellik değerleri de irdelenecektir.

Bu steller üzerinde yanıt aranacak bir diğer soru ise, tasvir analizinde günümüz modern yaşantısı ile bir bağ kurulup kurulmadığının araştırılmasıdır.

-Atilla AYDIN – Birinci Halk Ağzından Söz Derleme Çalışmasına Mustafakemalpaşa’dan Gönderilen Sözler.

ÖZET

Atilla AYDIN

Bir dilin zenginliğini ve söz varlığını ortaya koyması bakımından dilbilimin alt alanlarından birisi de derleme çalışmalarıdır.Derleme çalışmaları, ağızlara ait dil malzemesinin toplanması, dilin zenginliğini geliştirmek açısından oldukça önem taşır. Konuşma dilinde, yüzyıllardır kullanılagelen sayısız miktarda kelimelere rastlamak mümkündür. Türkiye Türkçesi ağızlarında keşfedilmemiş birçok kelime bulunmaktadır. Bir dilin söz varlığı, o dilin özelliklerini yansıtmasının yanı sıra, toplumun kültürünü dünyaya bakışını, yaşam biçimini anlatması açısından da önem taşır.
Türk Dil Kurumu kurulduğu 1932 yılından günümüze değin, Türkçenin söz varlığının zenginliğini ortaya koyma çalışmalara öncülük etmiştir. Türk Dil Kurumu’nun Birinci Türk Dili Kurultayında alınan kararların ilk maddesi “Halk dilinde ve eski kitaplarda bulunan Türk dili hazinelerini toplayıp ortaya koymak”tır.
Türk Dil Kurumu, Birinci Kurultaydan sonra alınan kararlar doğrultusunda, halk ağzındaki sözleri derleme çalışmalarına ağırlık vermiştir. Bu doğrultuda 1933-1934 ve 1952-1959 yılları arasında iki derleme çalışması yapılmıştır. 1934 yılında kurumca yayımlanan ilk sözlüğe temel oluşturması açısından da çok büyük önem taşıyan Birinci Halk Ağzından Söz Derleme Çalışması, 1933 yılı başında başlatılarak 1934 yılı sonunda sonuçlandırılmıştır. Anadolu’nun her yerinden gönderilen 153.504 söz, bir Kurul tarafından değerlendirilerek 6 cilt olarak Türkiye’de Halk Ağzından Söz Derleme Dergisi adıyla yayımlanmıştır. İkinci derleme çalışması sonucunda toplanan sözler, birinci çalışmada derlenen sözlerle birlikte Derleme Sözlüğü adıyla yayımlanmıştır.
Halk ağzında kelime olarak dile getirilen bu ibare yerine araştırmamızda söz ibaresi kullanılacaktır, 1933-1934 yılları arasında gerçekleştirilen Birinci Halk Ağzından Söz Derleme Çalışması’nın sonucu olarak altı cilt olarak yayımlanan “Türkiye’de Halk Ağzından Söz Derleme Dergisi”nde yer alan Mustafakemalpaşa’dan gönderilen 227 söz, dil özelliklerinin yanı sıra kültürel açıdan değerlendirilecektir. Ayrıca, diğer ağızlarda farklı anlamlar taşıyan sözlere de yer verilecektir.  Çalışmanın amacı, Mustafakemalpaşa halk kültürüne yönelik araştırmalara ve Anadolu ağızları ile ilgili yapılacak çalışmalara küçük de olsa katkı sağlamaktır.

-Alpaslan SANTUR -Mustafakemalpaşa Yöresi bazı geleneksel Kültür Değerleri ile ilgili bir Tasnif Denemesi.

ÖZET

Alparslan Santur

Gün geçtikçe değişime uğrayıp, kaybolmakta olan geleneksel kültür değerleri ile ilgili bir yöreye ait her türlü doküman, (ses kaydı, yazılı belge, nadir eser, fotoğraf, video çekimi, etnografik malzeme, vb.) o yörenin kültürel zenginliğinin belirtilmesi, tanıtılması ve korunması bakımından büyük önem taşımakla birlikte, söz konusu dokümanın belirli bir sistemle arşivlenip, tasnif edilmesi de ayrıca önem taşımaktadır.
Bu çerçevede, Mustafakemalpaşa (Bursa) yöresi ile ilgili seçmeli bilgi, haber, fotoğraf, vb. belgelerin; Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve halen ilgili kurumun Halk Kültürü İhtisas Arşivindeki belgelerin tasnifinde kullanılmakta olan kümeleme kılavuzu ve aşağıda bir bölümü belirtilen örnekler çerçevesinde düzenlenerek, değerlendirilmesi planlanmıştır:

Oturum  Arası

14 Mayıs 2016      Cumartesi Sabah -saat:10:30

A SALONU        Oturum Başkanı          Prof. Dr. Mustafa Kemal Soylu

-Doç. Dr. Hayrettin KUŞÇU – Mustafakemalpaşa İlçesinde Salçalık Domates Yetiştiriciliğinin Genel Durumu Ve Damla Sulama Yönteminde Karşılaşılan Sorunlar.

BİLDİRİ ÖZETİ

Mustafakemalpaşa, uygun iklim ve toprak özellikleri, ulaşım kolaylığı, tarıma dayalı sanayinin gelişmiş olması gibi olumlu özellikleri nedeniyle salçalık domates yetiştiriciliğinin yoğun olarak gerçekleştirildiği bir ilçe konumundadır. Son on yıl içinde, devlet desteklerine paralel olarak genelde sebze özelde domates yetiştiriciliğinde damla sulama yönteminin kullanımı artmıştır. Sulama, bitki verim ve kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir tarımsal girdi olması nedeniyle, sulama sisteminin koşullara uygun bir şekilde projelendirilmesi, inşa edilmesi ve işletilmesi gereklidir.

Bu çalışmanın birinci aşamasında, Mustafakemalpaşa ilçesinde salçalık domates yetiştiriciliğinin çiftçi ve sanayici açısından genel bir değerlendirilmesi yapılmış, sulama uygulamalarının başta verim ve suda çözünür kuru madde olmak üzere kalite özellikleri üzerine etkisi ortaya konulmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında, Mustafakemalpaşa ve yöresinde, damla sulama yöntemiyle sulanan ve salçalık domates yetiştiriciliği yapan 20 adet işletmede, sulama sistemleri filtre, ana, yan ve lateral boru çapları, damlatıcı aralığı, sulama aralığı ve sulama süresinin uygunluğu yönüyle incelenmiş, mevcut sorunlar ortaya konulmuş ve çözüm önerileri sunulmuştur.

-Doç. Dr. Mehmet ÖZ – Türkiye Tohumculuğunda Bursa ve Mustafakemalpaşa’nın Yeri.

Doç.Dr.Mehmet ÖZ*

ÖZET

Tarımsal üretimin başlangıcı ve birçok bitkinin çoğaltım materyali tohumdur. Tohum, gıda zincirinin ilk halkasını, biyolojik ve kültürel çeşitliliğin ise yapısal göstergesini oluşturur. Bitkisel üretim materyali olan tohum, ülkelerin tarım sektörleri için stratejik öneme sahiptir. Günümüzde tohum sadece tarımsal bir girdi değil aynı zamanda teknoloji kullanılarak elde edilen ve yüksek gelir getiren ekonomik değere sahip bir üründür. Tohumun önemi gelişmiş ülkelerde 19. yüzyılda fark edilmiş ve bu konuda önemli aşamalar kaydedilmiştir. Ülkemizde ise 1963 yılında 308 sayılı Tohumculuk Yasasının yürürlüğe girmesiyle modern anlamda tohumculuk süreci başlamıştır. Dünyada tohumculuk özel sektör eliyle yürütülmektedir. Bu nedenle ülkemizde de özel sektörü destekleyen yeni tohumculuk yasası 2004 yılında 5553 sayılı kanun ile yürürlüğe girmiştir. Bursa ve Mustafakemalpaşa ülkemiz tohumculuğunda önemli bir yer tutmaktadır. Mustafakemalpaşa’da Dünya tohumculuğunda ilk sıralarda yer alan Monsanto ve Syngenta firmaları tohum üretimleri gerçekleştirmektedir. Bu çalışmada önce Türkiye tohumculuğunun tarihi ve ekonomik yönden incelemesi yapılmış, ardından da Bursa ve Mustafakemalpaşa’da gerçekleştirilen tohumculuk faaliyetleri incelenmiştir.

-Sıtkı ŞERBECİ  – Mustafakemalpaşa’da genel olarak bitkisel ve hayvansal üretimin değerlendirilmesi

ÖZET

AMAÇ:
Ülke genelinde olduğu gibi, Mustafakemalpaşa ilçesinde de tarım sektörü, nüfusun önemli bir bölümüne geçim kaynağı olması ve gıda sanayine hammadde sağlaması nedeniyle önemli bir sektördür. Bu çalışma tarım ve tarımsal üretimin, ekonomisinin önemli bir kısmını oluşturduğu Mustafakemalpaşa ilçesinde, tarım kesimindeki mevcut potansiyeli saptamak ve tarımsal yapının temel özelliklerini ortaya koyabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tarımsal yapı, çok farklı alt konular halinde detaylı bir şekilde incelenebileceği halde, çalışmanın konusu; genel hatlarıyla tarımsal alanların kullanımı, bitkisel ve hayvansal üretim değerleri üzerinde yoğunlaşmıştır.

YÖNTEM:
Çalışma dahilinde ele alınan konulara ait tablolar; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın (GTHB) veritabanları kullanılarak oluşturulmuştur. Böylelikle, Bursa ili ve ilçeleri için kıyaslama yapmayı kolaylaştıracak bitkisel ve hayvansal üretim kollarına ait çapraz tablolar oluşturularak, her ilçeye ait, ekimalanları, üretim değerleri ve daha da önemlisi verimler karşılaştırılmıştır. TÜİK’e ait veriler 2015 yılına ait geçici veriler olup, GTHB verileri ise Ağustos 2015 yılında oluşturulan 2014 yılı faaliyet raporundan elde edilmiştir.

BULGULAR:

Arazi şartları ve ekimalanları haricinde, sadece verimlere bakıldığında; Mustafakemalpaşa ile diğer Bursa ili ilçeleri arasında önemli farklılıklar göze çarpmaktadır, ve bu farklılıklar genelde Mustafakemalpaşa aleyhinedir. İlçe, il sınırları içinde en fazla nadas ve tarıma elverişli olup da kullanılmayan arazi alanına sahiptir. Özellikle yüksek derecede büyük ve küçük baş hayvan mevcuduna sahip olan ilçe de hayvan yemi olarak kullanılan saman ve ot sınıfındaki bitki verimlerinde, diğer ilçelerle karşılaştırıldığında, çarpıcı bir farklılık söz konusudur. Aynı durum arıcılık faaliyetleride de ortaya çıkmaktadır. Toplam eski ve yeni kovan sayılarına sahip olan diğer ilçeler ile verim farkı iki katına kadar çıkmaktadır.

AnahtarKelimeler: Tarım, Mustafakemalpaşa, bitkiselüretim, hayvansalüretim, arıcılık.

-Dr.Taşkın DEĞİRMENCİOĞLU – Mustafakemalpaşa İlçesine Bağlı Karaoğlan Köyünde Anadolu Mandasının Değerlendirme Olanakları.

ÖZET

Taşkın DEĞİRMENCİOĞLU

Türkiye de nüfus artışının olumsuz yönlerinden birisi de sulak alanların kurutularak tarıma ya da yerleşim yerlerine açılmasıdır. Oysa bu alanlar bir zamanlar Anadolu mandasının doğal yaşama yerleriydi. Mandalar; özel bir bakıma ihtiyaç duymaması, meraya dayalı beslenmesi ve hastalıklara karşı dayanıklı olması nedeniyle köy tipine uygun hayvanlardır. Bu hayvanlar ayrıca sert mizaçları ve güçlü bünyeleri sayesinde hayatta kalmayı başardılar. Mandalar sazlık ve bataklık alanlarda yer açarak ortamı çiftçilere elverişli hale getirir. Aile bireyleri ile kendi aralarında güçlü bir bağ oluştururlar. Son zamanlarda büyük şehirlerde manda sütü ve ürünlerine olan talebin artması da manda sütünü yeniden önemli hale getirmiştir. Köy meraların yetersizliği, çoban fiyatının yüksek oluşu ve pazarlama da görülen yetersizlikler manda yetiştiriciliğinin önündeki en büyük engeldir. Manda yetiştiricileri sahip oldukları sınırlı kaynakları barınak sisteminde (ışık, temiz hava, sıcaklık ve nem gibi) hayvanların çevresel istekleri ve davranışlarına, mekanizasyon ve teknoloji kullanımına göre yeniden düzenlemek zorundadırlar. Bu alanda devlet teşvikleri ile mandacılık geliştirilmeye çalışılmaktadır. Sonuç itibariyle manda yetiştiricileri; meraları ıslah ederek, sağlıklı süt üretimi yanında, kayıt tutarak ve uygun damızlık seçerek, yeterli ve düzenli besleme ile süt üretimini artırarak ve ülke içerisinde yeni pazarlar bularak süt ineği işletmelerine karşı rekabet edebilecek donanımda olması üzerinde düşünülmesi gereken konulardır. Bu çalışma da Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Karaoğlan köyünde anket çalışması düzenlenerek mandaların beslenmesi, manda yetiştiricilerin sorunları ve çözüm yolları konusunda bilgi verilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca mandaların doğal koşullarda beslenmeleri göz önüne alınarak bu konuda yapılan çeşitli araştırmalara da yer verilmiştir.

Oturum  Arası

14 Mayıs 2016    Cumartesi Sabah  -10:30     

B SALONU        Oturum Başkanı          Prof. Dr. Mefail HIZLI

-Yrd. Doç. Dr. Ebru ELPE -Türbede Üst Örtü Olarak Külah Kullanımı ve “Kubbe Mimarisi” Olarak Tanımlanan Osmanlı Mimarisinde Külah Örtülü Bir Türbe Örneği: Lala Şahin Paşa Türbes

ÖZET

Yardımcı Doçent Doktor Ebru ELPE

Türbede Üst Örtü Olarak Külah Kullanımı ve “Kubbe Mimarisi” Olarak Tanımlanan Osmanlı  Mimarisinde Külah Örtülü Bir Türbe Örneği: Lala Şahin Paşa Türbesi.Halk nazarında iyi bir yeri olan, ulu kişi olarak nitelenen insanların ya da devlet kademesinde görev almış insanların hatırasını ölümsüzleştirmek amacıyla türbe yapılması Türk-İslam mimarisinde sık görülen bir uygulamadır.  Türbelerde üst örtü sorunsalı her devlet mimarisinde görülmüştür.  Genelde türbenin gövdesine uygun biçimde üst örtü tercih edilmiştir. Özellikle Selçuklu sahasındaki mezar anıtlarının üst örtüsü külahtır. Selçuklu türbelerinin üst örtüleri genelde çift cidarlıdır ve iç örtü kubbedir. Osmanlı türbeleri ise  külahtır. Osmanlı türbelerinde külah kullanımı erken Osmanlı dönemi ile sınırlı kalmıştır ve külah Selçuklu ve Beylikler döneni mimarisindeki kadar revaç görmemiştir. Üst örtüsünden dolayı “Selçuklu Tarzı “olarak adlandırılan, Lala Şahin Paşa külliyesinin bir unsuru olan  Lala Şahin Paşa Türbesi, Osmanlı Mimarisinde az rastlanan örneklerden birisidir. Beden duvarlarının inşa sistemine göre erken Osmanlı mimarisinin karakteristik özelliklerinden birini sergileyen türbe (Taş-tuğla almaşık )  üst örtüsü açısından Selçuklu tarzını devam ettirmiştir. Bu bildiride Osmanlı mimarisinin üst örtüsü külah ile örtülü olan ender örneklerinden Lala Şahin Paşa Türbesi örneğinde türbelerde üst örtü tercihinde külah kullanımını kısaca ele almaya çalışılmıştır.

-Okut. Dr. Nursal KUMAŞ – Osmanlı Devletinin Son Dönemlerinde Kirmasti’nin Demografik ve İdari Yapısı (1876-1908)

OSMANLI DEVLETİ’NİN SON DÖNEMLERİNDE KİRMASTİ’NİN (MUSTAFAKEMALPAŞA) DEMOGRAFİK VE İDARİ YAPISI  (1876-1908)

Okt. Dr. Nursal KUMAŞ

ÖZET

Osmanlı Devleti’nin, 1877-1878 Osmanlı-Rus harbinde ağır bir yenilgi alması üzerine Kafkasya’dan ve Balkanlardan Anadolu’ya doğru büyük bir göç dalgası başladı. Anadolu’ya gelen göçmenlerin iskân bölgelerine yerleştirilmesi ve üstelik göçmenler için yeni köyler oluşturulması pek çok bölgenin demografik ve idari yapısında değişiklikler olmasına neden oldu. 19.yüzyılın sonlarına doğru Hudȃvendigȃr Vilȃyeti’nin Bursa Sancağı’na bağlı bir nahiye statüsünde olan Kirmasti, demografik ve idari anlamda meydana gelen değişimden üzerine düşeni aldı. 1878 yılından itibaren bölgede iskân edilen göçmenlerin etkisiyle nahiyenin nüfusu hızla artmaya başladı. Bu artışın sonucunda 1876 yılında nahiyeye bağlı 45 köy varken bu sayı 20.yüzyılın başında 146’ya, 1783 olan hane sayısı 12.420’ye ve 1884 yılında 30 bin olan kazanın toplam nüfusu 1908 yılında 56 bine ulaştı.Nüfus artışı, nahiyenin demografik yapısını değiştirdiği gibi idari yapısında da değişikliğe neden oldu. Kirmasti nahiyesi, 14 Mayıs 1881 tarihinde alınan bir kararla Kirmasti kazasına dönüştürülerek şehre bir kaymakam atandı. 1 Ağustos 1881 tarihinde de şehirde belediye teşkilatı kuruldu ve 1301 (1883/1884) yılında da belediye binasının açılışı gerçekleştirildi.
Kirmasti’nin göçler neticesinde yaşanan değişimden demografik ve idari anlamda nasıl etkilendiği sorusunun cevabını alabilmek için, araştırmanın tarihsel aralığı 1876-1908 dönemi olarak benimsendi. Çalışma kapsamında tetkik eserlerin yanı sıra Hudȃvendigȃr Vilȃyeti Sȃlnȃmelerinden elde edilen nüfus verileri, tablolara dönüştürülerek demografik yapıda yaşanılan değişim ortaya konulmaya çalışıldı.

-Yrd. Doç. Dr. Betül BATIR -1913 tarihli Hüdavendigâr Vilayeti Genel Meclis Zabıtlarında Kirmastı Kazası‘nın Talepleri.

ÖZET

Betül BATIR

İkinci Meşrutiyet Döneminde 1913 yılında İdâre-i Umûmîye-i Vilayet Kanûn-ı Muvakkati ( İllerin Genel Yönetimine İlişkin Geçici Yasa) çıkarılmıştı. Bu yasaya göre vilayet organları; Umûmî Meclis, Vilayet Encümeni ve Valiydi. Bu yasaya dayanılarak aynı yıl içerisinde  Hüdavendigâr Vilayeti Valisi Bekir Sami Beyefendi başkanlığında, Hüdavendigâr Valiliğine bağlı Genel Meclis üyeleri seçilmişti. Genel Meclis Üyeleri 1913 yılı içerisinde on beş toplantı yapmış ve bu toplantılarda çeşitli konuları görüşmüşlerdi. Genel Meclis Üyeleri ve çeşitli birimlere seçilen kişiler arasında Kirmastı’dan da iki kişi bulunmuştu. Bu iki temsilci yapılan on beş toplantıda Kirmastı’nın ihtiyaçlarını ve sorunlarını gündeme getirmişlerdir. Süleyman Canip tarafından kalem alınan ve 1330 yılında Prens Abbas Halim Paşa’nın Valiliği zamanında basılan Hüdavendigâr Meclis-i Umûmî Zabıtnâmesi ve kararları çalışmamızda ele alınacaktır.  Bu toplantılar sırasında tutulan zabıtnâme ve kararlar hakkında genel bilgi verildikten sonra,  Kirmastı ile ilgili sorun ve talepler  üzerinde durulacaktır.

-Hicabettin SARI – Fransız Basınında Mustafakemalpaşa’nın Tarihi ve Sosyal Hayatına Dair Haberler

BİLDİRİ BAŞLIĞI: GEÇMİŞTE MUSTAFAKEMALPAŞA

BİLDİRİ ÖZETİ :

”Geçmişte Mustafakemalpaşa” konulu bu bildiri çalışması, Antik çağda Mysia adlandırılan Anadolu’nun  kuzeybatı bölümünde yer alan Mustafakemalpaşa’da yaşanmış tarihsel olaylarla gerçekleştirilmiş gezi ve araştırmalarla birlikte uğranılmış doğal afetlerin  Fransa’da  yayımlanmış gazete,dergi ve kitaplarda ne şekilde aktarıldığını ortaya koyarak Türk tarih bilincini pekiştirmek, genç araştırmacılara yeni araştırma pistleri sağlamak ve kent konusunda akademik bilgi birikimiyle iç ve dış açılım ve tanıtımına katkıda bulunmak için hazırlanmıştır.Çalışmada veri kaynakları olarak Mustafakemalpaşa ve çevresini çeşitli yönleriyle (geçmişte kaza ve kaza merkezi olarak coğrafi konumu,cemaatlere göre nüfusu,okul ve ibadethaneleri,idari teşkilatlanması,yapılan arkeolojik kazı ve araştırmalar ve elde edilen bulgular, seyyah notlarındaki yansımaları,kültürel,ekonomik,jeolojik,fauntik,floristik yapıları,İslami eserleri,demiryolu inşası,Milli Mücadele’de oynadığı rol…) işlemiş Fransız gazeteleriyle coğrafya,tarih ve arkeoloji dergileri kullanılmıştır. Araştırma  yöntemi olarak yer,zaman ve veri sınırlılığı nedeniyle analitik,eleştirel ve komparativ bir yöntem benimsenememiş,  basın organlarında yayımlanmış haberlerin olduğu gibi verilmesi yoluna gidilerek sentetik bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular,Mustafakemalpaşa ve çevresinin zamanın dünyasında en büyük basın organları olarak kabul edilen Fransız basın organları tarafından gerek tarihte sahne olduğu olaylar gerekse sahip olduğu  değerler itibariyle  ilgi görüp işlenmiş ve frankofon kamuoyuna tanıtılmış olmasıdır.

Öğle Arası  12:00

14 Mayıs 2016    Cumartesi Öğleden Sonra  14:00

A SALONU        Oturum Başkanı          Prof. Dr. İbrahim ÇAKMAK

Dr. Murat ÇUBUKÇU –Mustafakemalpaşa’da Geçmişte veya Günümüzde Kullanılan Yerleşim Yeri Adlandırmalarına Analitik Bir Yaklaşım.

Mahalle,köy,meydan,cadde ve sokak adlarının, yöre insanının geçmişi,

kültürü, hayata ve olaylara bakışı konularında ciddi ipuçları verdiğini düşünerek,

ilçemizde kullanılan adlandırmalara bir sınıflandırma uyguladık.

I – Kişi adları;

‐ Milli değerler (Atatürk,Fevzi Paşa,Ertuğrul Gazi,……..)

‐ Şehitlerimiz (Adnan Yıldız,Vedat Durmuş,Ali Uzel,……..)

‐ Mahalli (yerel) değerler (Sadettin Sarcan,Mehmet Ulvi Ezgü,Nail

Atlı,……..)

‐ Lokalitede yaşayanlardan kaynaklanan adlar (Hacı Murat,Ethem

Efendi,Filibeli İbrahim,……..)

‐ Diğer adlar.

II – Din (inanç) kaynaklı adlar;

Şeyh Müftü,Hacıali,Kabulbaba,Hacıahme,……..

III – Tarihsel adlar;

18 Mart,Dumlupınar,Kocatepe,Süme,……..

IV – Kavramsal (soyut) adlar;

Adalet,İstiklal,Cumhuriyet,Kurtulu,……..

V – Coğrafi yapı kaynaklı adlar;

Akar,Meriç,Akdeniz,Boğa,……..

VI – Bitki adları;

Çamlıca,Güllüce,Kirazlı,ıhlamur,..…..

VII – Hayvan adları;

Çakallar,Karacalar,Kartal,Doğancı,..…..

VIII – Yapı adları;

Bük,Hisaraltı,Çardakbelen,Kapaklıoluk,..…..

IX – Kadılar;

Derekadı,Kömürcükadı,Kumkadı,..…..

X – Taşınan adlar (göçmen olarak gelinen bölgelerin adları);

Tırnova,Vıraca,Çırpan,Rumeli,..…..

XI – Mesleki yoğunlaşmalardan kaynaklanan adlandırmalar;

Demirciler,Kaşıkcı,Keresteciler,Pabuçcular,..…..

XII – Nitelik sıfatlarıyla oluşturulan adlar;

Aşağıbali,Orta,Çalışkan,Soğukpınar,…….

XIII – Yön (istikamet) belirleyen adlandırmalar;

Bursa,Karacabey,Karaoğlan,Bandırma,……..

XIV – Eski yapılar (veya mevcut yapılar) la ilgili adlandırmalar;

Türbe,Hastane,Cami,Mektep,…….

XV – Diğer adlandırmalar;

Güvem,Şehriman,…….

Bu sınıflandırmadan (analizden) sonra birtakım sonuçlara varılmıştır. Özetle;

‐ Milli değerlerin korunmasına özen gösterilmiştir, gösterilmeye devam

edilmelidir,

‐ Mahalli değerleri onurlandırmak, unutulmamalarını sağlamak için

adlandırmalar yapılmıştır, yapılmaya devam edilmelidir,

‐ Tarihsel ipuçları içeren adları korumaya özen gösterilmelidir,

‐ Büyükşehir yasasından sonra eski köy ve mahalle isimlerinde

çakışmalar olmuştur, bunlar gözden geçirilmelidir

(Atatürk,Cumhuriyet,Hamidiye,…),

‐ Mahalle olan eski büyük köylerde sokak adlandırmalarına gerek vardır. Bu uygulama elektrik, su, doğalgaz, posta gibi hizmetlerin ulaşmasını kolaylaştıracak, iletişimi rahatlatacaktır,‐ Ve diğerleri
 
-Halit ERSÖZ –Cumhuriyet döneminde Mustafakemalpaşa ile ilgili yayınlanan eserler

ÖZET                                                                   

HALİT ERSÖZ

Milli Mücadelenin kazanılmasıyla Kirmasti olan ismi, Belediye Meclisinin kararı ile adı Mustafakemalpaşa olan ilçeyi tanıtmak amacı ile Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren çeşitli eserler yayınlanmıştır.Bu eserlerden bazıları tamamen Mustafakemalpaşa’yı kapsayan çalışmalar olduğu gibi, bazıları da Bursa ili geneli ile ilgili çalışmalar olup Mustafakemalpaşa ilçesinden de bilgi ve belge yayınlanmış eserlerdir. Mustafakemalpaşa ile ilgili olarak doğrudan veya dolaylı olarak bilgi-belge ihtiva eserlerin incelemesi yapılırken Cumhuriyet dönemi esas alınmıştır. Sadece Mustafakemalpaşa konulu kitaplar değil, Yüksek Lisans Tezleri-Doktora Tezleri, dergi, broşür ve çeşitli yayınların Mustafakemalpaşa ile ilgili bilgilere yer verdikleri ekler incelenmeye ve değerlendirilmeye çalışılmıştır. Mustafakemalpaşa ile ilgili olarak hazırlanan eserler kronolojik olarak ele alınmıştır. İncelemede eserlerin yayınlanıp yayınlanmadığı yapılmadığı, basım yerleri, özellikleri, Mustafakemalpaşa hakkında yayınladıkları bilgiler incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Bu araştırma ile Cumhuriyet Dönemi Mustafakemalpaşa yayın tarihi bir bütün olarak ele alınmaya çalışılmıştır.

-Kekil ŞİMŞEK -Mustafakemalpaşa’da Kültür ve Sanat Derneği ve Patikalar Dergisi.

ÖZET

Kekil ŞİMŞEK

Mustafakemalpaşa Kültür Sanat Derneği 12 Nisan 1997 yılında kuruldu. Başkanlığına Kekil Şimşek seçildi. Kasabada yaşamayan, kasabaların sanattan uzak kuruluğunu pek az bilebilir. Kasabalarda sanat, yabancı bir çiçektir, kolay kolay kök salmaz bu açıdan dernek çok önemli idi.Mustafakemalpaşa Kültür Sanat Derneğinin ilk etkinliği, 5 Mayıs 1997′de halk müziği konseri oldu. Derneğin kendisini geliştirmesinin bir başka adımı, kasaba kültürüne katkı için “Mustafakemalpaşa ve İsmail Hakkı Şenpamukçu” adlı kitabın yayınlanması oldu. Dernek kitap yayınlamaya başlamıştı. Kasaba için oldukça önemli bir kültür sıçramasıydı, yerel bir değeri kitaplaştırmışlardı. Dernek tiyatro topluluğu, neredeyse artık her yıl bir oyun sergiliyordu.Mustafakemalpaşa Kültür Sanat Derneği kasabanın kültür hayatını kısa zamanda değiştirmiş, kasaba yeni bir iklime girmişti. Etkisi her yerden duyuluyordu, öyle ki kasabaya uğrayan sanatçı ve akademisyenler mutlaka derneğe de uğruyordu.Mustafakemalpaşa Kültür Sanat Derneği, kasabada okuma alışkanlığını geliştirmek için yazar ve şairleri kasabaya davet ediyor, onlarla halkı buluşturuyor, söyleşiler yapmayı sürdürüyordu. İmza ve söyleşilerin yetişkinlerden giderek çocuklara yönelmesi, kasabanın kültürü için önemli bir dönüşüm oldu. Çocuk yazarları birçok kez kasabaya imza gününe getirildi ve yine daha önce çocuklara dağıtılıp okunmuş kitaplar üzerine çocuklara söyleşi yaptılar.Mustafakemalpaşa Kültür Sanat Derneği “Patikalar” dergisini yayımlamaya başladıktan sonra tiyatroya yönelik ilgileri azalmış, daha çok yazın hayatıyla ilgilenmeye başlamışlardır. Patikalar Dergisi’nin bir özelliği de aynı zamanda yayımlar yapmasıdır. Birçok kitap yayımlamıştır.Mustafakemalpaşa Kültür Sanat Derneği birçok sergi açmıştır. Resim, fotoğraf ve karikatürün yanı sıra, Cengiz Dönmez’in özgün ağaç yontu sergisi de bunların içindedir. Bir özgün sergi de Kekil Şimşek’in fotoğraflayıp, daha çok Ay Dili Sanat topluluğunun şiirle destek verdiği, “Anadolu Kırsalında Kadın” adlı fotoğraf sergisidir.Mustafakemalpaşa Kültür ve Sanat Derneği bir düşün gerçek kılınması ne kadar kutsal bir şeydir ve Mustafakemalpaşa’ya belki de en büyük ödülü, sanatın doğallaştığı bir kentin ortaya çıkmış olmasına katkı sağlamasıdır.

-Engin SÖKMEN -Mustafakemalpaşa Belediye Sağlık Memuru Ahmet Selahattin.

ÖZET

Bir Osmanlı Paşası olan Cafer Paşa’nın büyük oğlu Ahmet Efendi 1800 lü yılların ortalarında  İstanbul’a yerleşmiştir. Ailenin diğer kısmı Malatya-Arapgir de kalmışlar bir diğer yarısı ise Bilecik-Söğüt ilçesine yerleşmişlerdir.Ahmet Efendi’nin oğlu, Ömer Lütfü Efendi, İstanbul’da Rumi 1298 takvimi 1882 yılında doğar.Gençliği tamamen İstanbul’da geçer.Daha sonra asker olur.Ailesinin isteği üzerine Osmanlı Ordusunda alaylı asker olarak kalır.Başta Balkan Harbi olmak üzere 1.Dünya-Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarına katılır.Savaştan savaşa koşar.1900 LÜ yılların sonlarında Yunanistan-Selanik kökenli bir hanım ile evlenir.Bu evlilikten ilk oğlu Ahmet Selahattin doğar.Ömer Lütfü Efendi,Mısır-İskenderiye ‘de arkadaşları ile esir iken ikinci oğlu Mehmet Halit Efendi doğar.Ömer Lütfü Efendi’nin büyük oğlu İstanbul Küçük Sıhhat Memurları okulunu bitirir.Küçük oğlu Kuleli Askeri Lisesinde okur.Ahmet Selahattin’in ilk görev yeri Balıkesir-Gönen ilçesidir.1932-1947 yılları arasında çeşitli il ve ilçeler de sağlık hizmetleri yapar.1947 yılında Bursa-Mustafakemalpaşa İlçesine tayin olur.Mesleğinin en başarılı dönemlerini burada yaşar.Başta Aşıcılık olmak üzere,Sünnetçilik ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirir.Ahmet Selahattin,32 yıl süren devlet hizmetinde birçok doktor ve sağlıkçı ile çalışır.Büyük dostluklar kurar.6 evlat sahibi olan Ahmet Selahattin Sökmen,emekli olduktan 4 yıl sonra hastalanır.28.03.1968 tarihinde vefat eder.Büyük bir sağlık çalışanının dönemi böylece sona erer.

ENGİN SÖKMEN

Oturum  Arası

14 Mayıs 2016    Cumartesi   Öğleden Sonra  14:00

B SALONU        Oturum Başkanı          Doç. Dr. Kelime ERDAL

-Yrd. Doç. Dr. Ayşen ŞİMŞEK KANDEMİR -Mustafakemalpaşa’da Yaşayan Halkın Turizme Bakış Açısı.

BURSA-MUSTAFAKEMALPAŞA DA YAŞAYAN BÖLGE HALKININ TURİZME

BAKIŞ AÇISI

ÖZET

Aysen ŞİMŞEK KANDEMİR

Ele aldığımız çalışmada Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşayan halkın olumlu ve olumsuz yönleri ile turizme bakış açıları incelenmeye çalışılmıştır.Bir yerleşim yerinde, turizmden en çok etkilenen kesimin bölge halkı olduğu düşünüldüğünde, halkın turizme olumlu ya da olumsuz bakış açısının turizmi destekleme üzerinde büyük bir etkisinin olduğu bilinmektedir. Çalışmada belirlenen amaç doğrultusunda 2016 yılının Ocak ve Şubat ayları içinde Mustafakemalpaşa’da ikamet edenkişiler araştırmaya dahil edilmiştir.Yapılan analizler ile bölge halkının turizme bakışı ve turizmden etkilenme düzeylerinin belirlenmesi hedeflenmiştir.Hedef doğrultusunda yerel halkın demografik özelliklerini ve bölge halkının turizme bakış açısını ölçmeye yönelik bir ölçek hazırlanarak bölge halkına uygulanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Özellikle meslek gruplarına ve ikamet sürelerine göre halkın turizme bakış açıları dolayısı ile turizmi etkileyen faktörlerden hangilerinin daha önemli olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre bölge halkının turizme bakış açısının olumlu olduğu tespit edilmiştir.

*Anahtar Kelimeler: Turizme Bakış Açısı, Turizm Etkisi

-Baki KOÇLU -Bozağaç Yöresi.

BOZAĞAÇ NE DEMEKTİR? NERESİDİR?

Bozağaç, Mustafakemalpaşa ilçesinin doğu-güney doğu doğrultusunda yer alan, geniş ve coğrafi bir bölgenin adıdır.Bu bölge, Söğütalan Deresi, Adranos çayı, Çınarcık Barajı, Ulubat Gölünün kuzeyinden, Taşpınar Köyü sırtları ile çevrili alandır.Kim ?, Ne zaman ? Bu bölgeyi,  böyle   adlandırmış, bilinmiyor ama, nesiller boyu, halk arasında meşe ormanlarının bolluğundan olsa gerek, buraları tarif için, hep BOZAĞAÇ diye bahsedildiğini biliyoruz.Öte yandan bölgenin,  dağlık oluşu, yayla görünümleri, ahalisinin Yörük ve Türkmenlerden meydana gelişi dikkat çeker.Yörükler,  yakın zamana kadar, hayvancılıkla göçebe yaşayanlardı. Aynı yaşamı sürdürürken, yerleşik sisteme geçenleri, göçebelerden ayrı tarif  için, “Manav” kimi zaman da “Türkmen” denildiğini biliyoruz.Günümüzde, mermer diyarı gördüğümüz bu bölgede, daha başka madenler yönünden de zenginlik fışkırıyor. Ne yazık ki, maden şirketlerinin çevreye olan duyarsızlığından dolayı, “Bozağaç “ diye bilinen bu yörede, gün geçtikçe, eski ormanları da arar olduk.Dünyanın dört bir yanına günde, yüzlerce ton mermerleri taşınan Bozağaç yöresinin  köyleri şunlardır: Ağaçlı, Doğanalan, Eskikızılelma, İncealipınar, Killik, Kocakoru, Körekem, Sincansarnıç, Uğurlupınar, Şehriman,  Ömeraltı, Taşpınar, Dorak, Onaç, Söğütalan, Kabulbaba,  Çamlıca, Işıklar, Çömlekçi ve Nilüfer ilçesine bağlı olan, Korubaşı ve Ayva’dır. Bir su gözesine, bir tepeye, dereye, dağa, taşa ad veren atalarımız, mıntıkalara,  irili ufaklı, bölgelere de ad vermişler.Çocukluğumuzdan beri,  BOZAĞAÇ olarak bildiğimiz, bu bölgeyi, tariflerde hep kullanmışızdır. Kimisi burasının, bir geniş bölge olduğunu bilmeden, “orası  bir köyün adı mı”? diye de sorduğu olmuştur. Çalışmasını, paylaşmasını seven, sıcakkanlı, dost yürekli insanlarla dolu, Bozağaç Yöresinde, Haziran  Ayında yapılan “Ertuğrulgazi ve Osmangazi’yi Anma şeklinde düzenlenen Yörük Şenlikleri ile de,  adını duyurur oldu.

-Sezai ŞAFAK -Mustafakemalpaşa’nın Farklı Bir Rengi: Kafkas Göçmenleri.

MUSTAFAKEMALPAŞA’DA FARKLI BİR RENK: KAFKAS GÖÇMENLERİ

KONU: Kafkas Göçmenleri (Çerkesler) nin MKP’ye yerleşme süreci, yaşamı, MKP’ye sosyal, kültürel, sanayi, ekonomi adına kattıkları.
ÖZET: Yer üstü ve yer altı doğal kaynaklarıyla zengin, dünyanın en güzel coğrafyalarından biri olan Kafkasya’da kendi özgün kültürleriyle mutlu bir şekilde yaşarken, yurtlarına göz diken Ruslara yaklaşık 300 yıl direnen; insan, silah, teçhizat bakımından kıyaslanamayacak kadar üstün olan Ruslara karşı dünya tarihinde örnek gösterilen kahramanlıklar sergileyen Çerkesler , 1864 yılından itibaren, kendi topraklarını terk etmeyenlere “esir” muamelesi yapılacağının ilan edilmesinden sonra, kendileriyle din bağı olan Osmanlı’nın davetine uyarak bugün yaşadıkları bu bölgelere, Türkiye’ye geldiler.
Türkiye’nin her bölgesinde farklı yoğunlukta yer alan Çerkesler, özellikle Marmara Bölgesi’nde yoğun olarak yaşamaktadırlar.Bu bağlamda Bursa-Mustafakemalpaşa ilçe merkezi ve köylerinde de kendini “Çerkes” olarak tanımlayan birçok insanla karşılaşmanız mümkündür. Çerkesler, genelde barışık insanlardır. Bulundukları yerde güven duyulan, itimat edilen; sohbetinden hoşlanılan insanlar olarak bilinirler. Şüphesiz bu özellikler genetik yapıdan çok, her Çerkes evinde çocuklarına aktarılan ve “XABZE” diye adlandırılan özgün kültürlerinin eseridir.

-Ayşenur CİĞEROĞLU -Mustafakemalpaşa’ya Çevresel Bakış.

ÖZET

Hızla artan dünya nüfusu, plansız sanayileşme ve kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak amacıyla kullanılan tarım ilaçları, yapay gübreler ve artan deterjan gibi kimyasal maddelerin kullanımı giderek çevre kirliliğine neden olarak çevre sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak kirlenen hava, su ve toprak canlıların yaşamını olumsuz yönde etkileyecek boyutlara ulaşmıştır. Mustafakemalpaşa’nın başlıca atık sorunlarına değinilmiş ve çözüm önerilerinde bulunulmuştur.Madencilik ve Tarımsal Faaliyetler  ve Hayvancılığın sonucu oluşan atıkların çevreye olan etkileri ele alınmıştır.

Oturum  Arası

14 Mayıs 2016    Cumartesi  Öğleden Sonra 16:00

A SALONU        Oturum Başkanı          Yrd. Doç. Dr. Erol OGUR

-Seher Keçe TÜRKER -Çataldağı Yaylalarından Mustafakemalpaşa Çayına Karaman Koyunları.

BİLDİRİ ÖZETİ:

Çobanlık mesleği kutsal bir meslektir. Her mesleğin bir piri vardır; çobanlık mesleğinin Piri Hz. Musa’dır. Unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında birinci sırayı çobanlık mesleği alır.Kırsal Turizm adına, küçükbaş hayvancılığın yapıldığı bölgelerde çoban evleri yapılarak çoban ağırlaması adı altındaki tatil köyleri turizme açılabilir. Bu çalışma hayata geçirilirken tatil köyünün; doğanın görselliği; ormana, denize, göle, akarsuya olan yakınlığı göz önünde bulundurulur. Hayvancılığın yapıldığı yerlerde çalışmaların turizme açılması olabileceği gibi hayvancılığın az olduğu yerlerde de yapılabilir; böylece hayvancılığın teşvik edilmiş olacağı aynı zamanda, yapılan işe bağlı olarak birçok iş olanağı açılacağı ve yöreye ekonomik değer sağlanacağını düşünmekteyim.Eski mesleklerden olan çobanlık, aynı zamanda eskimeyen meslektir. Küçükbaş hayvanlara ihtiyacımız olduğu sürece çobanlar da var olacaklardır; herhangi bir şeyin doğalı varken, yerini doğal olmayan tutamaz.Kırsal turizmin, amaçlarından biri de doğallığı bozulmamış yerlerde yapılan çalışmalara ilgi çekmek ve yöreye değer katmaktır. Küçükbaş hayvancılığı ve buna bağlı olan çobanlık mesleğinin yapılışını meraklılarına ve turistlere göstermenin ve yöreye gelen konuklar, çoban tarafından ağırlanarak mesleğin inceliklerinin göz önüne serilmesinin dikkat çekici olacağını düşünmekteyim. Bu anlamda; her yörenin kendine özgü sürdürülen çobanlık işi ve çobanlarına ait efsaneleri vardır. Çalışmada; Mustafakemalpaşa’da bulunan küçükbaş hayvancılığından, çobanlık mesleğinin işleyişinden, çobanın misafir ağırlamasından, kavalından, diğer eşyalarından söz edecek, çobanın ve mesleğinin turizm alanına nasıl gireceği ve yöreye nasıl değer katacağını anlatarak sempozyuma katkı sağlamayı amaçladım.

*Anahtar kelimeler: Mustafakemalpaşa, Kırsal Turizm, Çoban, Çoban Orkestrası, Azık,

-Dr. Hasan Basri TEK -Bölgemizde (Mustafakemalpaşa-Bursa) koyun yetiştiriciliği ve döl veriminin arttırılmasına yönelik yaklaşımlar.

ÖZET:

Koyun yetiştiriciliği Türkiye ekonomisinde özel bir öneme sahiptir. Özellikle İlçemizin de yer aldığı Güney Marmara bölgesinde koyunculuk, ülkemize koşullarına göre oldukça başarılı bir şekilde yapılmaktadır.Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği genel olarak zayıf çayır ve mera ile nadas ve anız gibi bitkisel üretime uygun olmayan vejetatif alanların değerlendirilmesi sebeplerinden dolayı kırsal kesimlerde geçerliliğini koruyan bir alan olmuştur. Ayrıca koyun eti ve sütünden yapılan yoğurt ve peynir gibi mamüller, halkımızın süregelen tercih ettiği besin maddeleri olmuştur.

Koyun yetiştiriciliği, entansif(modern), ekstansif(geleneksel) ve yarı entansif(yarı modern) yetiştiricilik yöntemlerine göre yapılmaktadır. Ülkemizde özellikle yerli ırklar (Akkaraman, Morkaraman, Dağlıç, İvesi gibi) geleneksel yöntemlere, kültür melezleri(Karacabey ve Orta Anadolu Merinoslar, Tahirova gibi) ise yarı modern ve modern yöntemlere dayalı yetiştiricilikleri yapılmaktadır.

Ülkemizde koyun ıslahında yüksek damızlık değere sahip genetik hatların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasında, bilimsel koyun yetiştiricilik yöntemlerinin uygulanması hayati bir öneme sahiptir. Özellikle kültür melezlerinin yüksek verimli olması ve üreme devamlılığının sağlanmasında, bakım-besleme, yılda iki doğum ve ikiz yavrulama gibi hedefler verimliliğin arttırılmasında önemlidir. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin hızla sürüsünü büyütebilmeleri ve koyunculuk faaliyetlerini daha bilinçli yapabilmeleri amaçlanmalıdır.Koyunculuk faaliyetlerine az sayıda damızlık anaç ile başlanılarak sürü hızla büyütülebileceği gerçeği önemsenmelidir. Sığırcılık ile kıyaslandığında daha cüzi bir sermaye ile başlanabilmesi ve yem ve bakım maliyeti gibi daha düşük işletme giderlerinin olması nedeniyle hayvansal üretimde koyunculuk tercih edilebilecek önceliğe sahiptir.Bu bildiride, ilçemiz Mustafakemalpaşa’ya da önemli ekonomik getirisi olacak entansif ve yarı entansif koyun yetiştiriciliğinde kullanılan kültür melezi koyunların koç katımı öncesi bakım- besleme ve üreme yönetimlerini içeren süreç aydınlatılmaya çalışılacaktır.

*Anahtar Kelimeler: Koyunculuk, kültür melezleri, üreme yönetimi

-Ekrem Hayri PEKER -Mustafakemalpaşa’nın İlk Mucidi, Güvem Köyünden İstanbul’a Hüsnü Okumuş.

BİLDİRİ ÖZETİ

Mustafakemalpaşa’nın Güvem köyünden çıkan girişimci, Türkiye’de ilk tek parça kasnağı, ilk fındık kabuğunu ayırma makinesini yapan, mantarı istenilen partikül boyutunda öğüten, kaşif, tiyatro yönetmeni, siyasetçi bir işadamının öyküsü

*Anahtar kelimeler :Güvem-Ağaç Kasnak-Değirmen

-Veli Cem ÖZDEMİR -Mustafakemalpaşa Yöresi Ağıt Metinlerinde Temel Kalıplar Ve Ağıt Metinlerinde Tespit Edilen Mitolojik Unsurlar.

BİLDİRİ ÖZETİ

Ağıtlar, en eski zamanlardan beri acının evrensel ortak ifadeleri olmuşlar ve hemen tüm dünya milletlerinin halk edebiyatı ürünleri içinde yer almışlardır. Ancak Türklerde ve Türk kültürlü halklarda ağıt metinleri incelendiği zaman sahip oldukları tarihi derinlik, efsanevi zamanlardan kalma mitolojik öğeler, sonradan yerleşilen coğrafyaların kültürlerinden etkileşimler ve teoloji ile felsefenin iç içe geçmesi sonucu halkın meydana getirdiği ortak kültürel paydalar dikkati çekmektedir. Ağıt metinleri çok uzun bir zamandır edebi yönleri başta olmak üzere çeşitli şekillerde incelenmiştir. Ancak Türk kültür coğrafyasında ağıt metinleri ve geleneğin meydana gelebilmesi için hangi unsurları taşıması gerektiği üzerinde içerik olarak çok fazla durulmamıştır. Özellikle temel kalıpların ve mitolojik boyutunun incelenmesi ağıt geleneğinin teşekkülünün anlaşılabilmesi bakımından çok büyük bir önem taşımaktadır.
Biz bu bildirimizde Mustafakemalpaşa yöresinden tespit ettiğimiz ağıt metinlerinde izlerine rastladığımız mitolojik unsurlar ile ağıt metinlerinin ana yapısını meydana getiren temel kalıpları Anadolu’nun çeşitli yerlerinden ve Türk kültürlü halkların halk edebiyatı ürünlerinden tespit ettiğimiz diğer ağıt metinleri ile karşılaştıracak ve elde ettiğimiz sonuçları benzerlikler-farklılıklar ölçütlerinden yola çıkarak Mustafakemalpaşa yöresi ağıt geleneğinin Türk kültür coğrafyası içindeki yerini ortaya koymaya çalışacağız. Böylece kültür, kader ve tarih ortaklığı yapan insanların hangi ortak paydalarda buluştuklarına dair önceki çalışmalarımızın eksik kalan yönlerini de tamamlamaya çalışacağız.
Bildirimizde sözünü ettiğimiz “Türk” adı ve “Türk kültürlü halklar” ifadeleri salt bir ırk adını kastetmemekte ve çok geniş bir coğrafyada çok uzun bir zamandır bir arada yaşayan insanların beraber oluşturdukları kültürel bir üst kimliği ifade etmektedir.

*Anahtar kelimeler :Mustafakemalpaşa, Ağıtlar, Mitoloji, Temel Kalıplar, Halk Edebiyatı

Oturum  Arası

14 Mayıs 2016    Cumartesi Öğleden Sonra 16:00

B SALONU        Oturum Başkanı          Doç. Dr. Mehmet ÖZ

-Doç. Dr. Kelime ERDAL -Ortaokul Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıkları Üzerine Bir Araştırma.

ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN OKUMA ALIŞKANLIĞI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

ÖZET

Doç. Dr. Kelime Erdal

Bu çalışma, Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesinde öğrenimini sürdüren öğrencilerin okuma düzeylerinin ve okuma düzeylerine etki eden unsurların neler olduğunun belirlenmesinin yanı sıra, okuma kültürünün oluşumu ve gelişimi sürecinde karşılaşılan sorunların tespiti ve çözüm önerileri sunulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2015-2016 öğretim yılında Kemalpaşa ilçesine bağlı ortaokullarda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır.   Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır.  Mevcut durum ile var olması gereken durum arasındaki farkı ortaya koyabilecek biçimde oluşturulan anket formu, alan uzmanlarının görüşlerine sunulmuştur. Uzmanların eleştirileri doğrultusunda yeniden düzenlenen anket formları, asıl örneklemde yer almayacak olan yeterli sayıda öğrenciye uygulanarak, elde edilen sonuçlar üzerinden güvenirlik çalışmasına tabi tutulmuştur. Bu aşamadan sonra son şeklini alan anket, örneklemi oluşturan öğrencilere uygulanmış, ankete verilen cevaplar doğrultusunda, öğrencilerin okuma alışkanlıkları ile ilgili sonuçlara ulaşılmış, öneriler sunulmuştur.

Anahtar sözcükler: Ortaokul öğrencileri, okuma alışkanlığı, kitap seçimi.

-Selçuk SARI -Osmanlı Bürokrasisinde Kirmastili Memurlar.

BİLDİRİ ÖZETİ  : Osmanlı İmparatorluğu, üç kıtaya yayılan topraklarında hâkimiyetini sağlayabilmek için güçlü bir bürokratik yapı oluşturdu. Tanzimat ve Islahat Fermanlarının yayımlandığı dönemde, Osmanlı bürokrasisinin işleyişinde ve içeriğinde değişiklikler yaşandı. Devlet hizmetinde bulunanların kayıtlarının tutulduğu Sicill-i Ahval Komisyonu’nun kurulması ve Gayrimüslimlerin Osmanlı bürokrasisinde istihdamına izin verilmesi, Tanzimat dönemi Osmanlı bürokrasisinde en dikkat çeken faaliyetlerdir. Çalışmamızın temelini sicil-i ahval komisyonu kayıtları içerisinden, Mustafakemalpaşalı( Mihaliçli, Kirmastili) olarak belirlenen  41’i Müslim, 6’sı Gayrimüslim olmak üzere  47 memurun sicil kayıtları oluşturmaktadır. Tespit edilen memurların sicil kayıtları üzerine yapmış olduğumuz bu çalışmada; memurların kimlik bilgileri, eğitim durumları, yabancı dil bilgileri, görev ve maaş dökümleri, aldıkları rütbe, nişan, madalya veya cezalara dair bilgiler verilerek Mustafakemalpaşalı memurlar tanıtılmaya çalışılmıştır. Ayrıca memurların imparatorluk düzeyindeki dağılımları ve maaşları grafiklerle ortaya koyulmuş, bu dağılım üzerinden devletin genel vaziyeti anlaşılmaya çalışılmıştır.

*ANAHTAR KELİMELER: Eğitim, Kirmasti,  Maaş, Memur, Mustafakemalpaşa, Sicil, Sicill-i Ahval Defterleri, Tayin, Tercüme-i Hal (Biyografi),

-Mehmet Levent KOCAALAN –Mustafakemalpaşa ile Kardeş Şehirleri Halklarının Kaynaşması İçin, Ülkeler arası Kültür Birliğinin Oluşturulmasında Girişimciliğin Önemi.

MUSTAFAKEMALPAŞA İLE KARDEŞ ŞEHİRLERİ MAKEDONYA’NIN LIPKOVO, KOSOVA’NIN KAMENITZA, BOSNA-HERSEK’İN MOSTAR VE İTALYA’NIN SCİACCA HALKLARININ KAYNAŞMASI İÇİN, ÜLKELER ARASI KÜLTÜR BİRLİĞİNİN OLUŞTURULMASINDA GİRİŞİMCİLİĞİN ÖNEMİ

Öğr. Gör. Mehmet Levent KOCAALAN – Pamukkale Üniversitesi

Eski adı Kirmasti (Kremastre) olan ilçede Hitit Uygarlığı, Bitinya Krallığı hüküm sürmüş; Miletopolis adında bir yerleşim kurulmuştur. MS 300′de psikoposluk merkezi olan kent, Romalılardan sonra sırayla Bizans, Selçuklu ve Karesioğulları yönetimine geçmiştir. Kirmasti adını Bizans döneminde kasabanın kadın yöneticisi olan Kirmastorya ‘dan aldığı sanılmaktadır. 1336′da Osmanlı topraklarına katılmıştır. Balkanlar’daki ve Kafkasya’daki karışıklıklardan kaçan Arnavutlar ve Çerkesler ilçe nüfusunun içinde önemli yer teşkil eder. Bu nedenden dolayı Mustafakemalpaşa, tarih boyunca Avrupa’da ve özellikle Balkanlarda birçok şehir ile kültür ve ürün alışverişinde bulunmuş ve bu özelliğini son zamanlarda da geliştirmektedir. Kültür, doğanın yarattığı olanaklara karşı, insanlığın meydana getirdiği maddi ve manevi herşeydir. Bu tanım içinde örf, adet, gelenek ve göreneklerle, yemek yeme alışkanlığı, giyinme diğer bir deyişle insanla ilgili herşey kültürü oluşturmaktadır.

Mustafakemalpaşa ilçesinin 4 adet kardeş şehri bulunmaktadır. Makedonya’nın Lipkovo, Kosova’nın Kamenitza, Bosna-Hersek’in Mostar ve İtalya’nın Sciacca. Bu dört şehrin ortak yönü, ülkelerinin orta büyüklükteki şehirleri olması ve özellikle kendilerine has kültürlerinin olmasıdır. Bu dört şehrin halkları birbirlerinin kültürlerini daha iyi anlayabilmeleri ve birbirleri ile daha iyi iletişim içerisinde bulunmaları için, bu çalışmada ülkeler düzeyinde büyükelçilikler arasındaki iletişim dışında, kültürler arası iletişimin kurulması amacı ile bir girişimcilik örneği önerilecektir. Bu çalışmada, Türkiye, Makedonya, Bosna-Hersek ve İtalya kültürlerini kaynaştırmak amacı ile, siyasal olarak ülkeleri kurduğu büyükelçilikler dışında, beş ülkenin  hükümetlerinin, kendi dışında diğer ülke kentlerinde kuracakları ve kendi kültürlerini tanıtacakları konsept olarak oluşturacakları “Kültürlerarası Kardeş Şehir Projesi” model olarak sunulmaktadır. Bu projede her örnek şehir, kendi ülkesinin ve şehrinin kültürünü tanımlayan konsept restaurantlar oluşturacaktır. Bu konseptte, en güzel ev veya tarihi bina modellerini tip proje olarak yapılacak, bu evlerde kendi yemeklerini, özel içeceklerini, folklorunu, geleneksel giysilerini ve misafirperverliklerini göstererek, diğer ülkelerde kendi ülkesinin kültürel tanıtımını yapacaktır. Mustafakemalpaşa olarak, diğer kardeş illerde ilçenin ve çevresinin yöresel evi mimarisinde bir ev restore edilerek, Mustafakemalpaşa yemeklerinden oluşan bir menü oluşturularak, Bursa yöresi halk oyunlarından Menekşe, A Fadimem, Tren Yolu, Deve Gelir İnişten vb. oyunları içeren performanslar sergilenebilecektir. Ayrıca, yöresel kıyafetler ile sunum yapılacakladır. Mustafakemalpaşa’da kurulacak kültür evlerinde ise, Makedonya’nın Lipkovo, Kosova’nın Kamenitza, Bosna-Hersek’in Mostar ve İtalya’nın Sciacca şehirlerine has kültürlerini sunacak yapılar gerçekleştirilecektir. Bu modelde, bu işletmelerin kar merkezi olarak franchising sistemi ile çalıştırılması öngörülmektedir. Bu işletmeler, ülkelerin kültür bakanlığına veya ilgili şehrin sorumluluğunda çalıştırılacak, konsept olarak da ilgili ülkenin kültür bakanlıkları veya şehirlerin Belediye-Valilik işbirliği ile oluşturulacaktır. Diğer ülkelerde bu işletmeler belli proje ile kurulacak ve işletmesi kar merkezi olarak belli ücret karşılığında ihale ile belli süreli çalıştırma hakkı verilecektir. Bu işletmenin denetimleri, ilgili ülkelerin kültür bakanlığı veya şehirlerin protokolleri tarafından bizzat veya atamış oldukları denetçiler tarafından yapılacaktır.

-Öğr. Gör. Gültekin ERDAL – Mustafakemalpaşa Logosunda Kent Olgusu.

Uludağ Üniversitesi

Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu

MUSTAFAKEMALPAŞA LOGOSUNDA KENT OLGUSU

Bir kamusal iletişim aracı olarak kent logoları, yönetim ve etkin toplumsal iletişim gibi çağdaş yönelimler doğrultusunda, yerelin, yapılan hizmetlerden haberdar edilmesi işlevinin yerine getirilmesini sağlar. Kentlerin günümüzde kendilerini logolarında anlatma ve logolarıyla akıllarda kalma girişimleri, onlara rekabetten kazanım elde etmek isteyen bir kamusal şirket görünümü kazandırır. Diğer kent görselleriyle birlikte logolar, iyi bir kent imajı ve kentsel simgeciliğin ayrılmaz parçası haline gelmiştir.Son zamanlarda, Mustafakemalpaşa ilçesinin gelişen sanayisiyle birlikte ürün olarak değerlenmesi ve ürün olarak tüketilmeye başlanması kentsel marka kimliğinin belirginleşmesini sağlamıştır. Kent kimliğinin inşası da, doğal olarak kentsel ve kent ötesi iletişim yönetimi çalışması olan bu araştırmayı zorunlu kılmıştır. Çünkü logolarda öykülenen kentsel kimlik tasarımsal anlamda herkesçe kolaylıkla anlaşılabilecek gönderilere sahip uzlaşımsal görüntü birimlerden oluşmaktadır.Bu çalışmada, Mustafakemalpaşa kent logosu incelenmiştir. Mustafakemalpaşa’nın çağdaş ve gelişen sanayi imajı,tarihi, doğal güzellikleri, modern yaşam koşullarıyla bütünleşmiş kent dokusunun, logosuna nasıl yansıdığı araştırılmıştır. Mustafakemalpaşakent logosunun, neler çağrıştırdığı ve sempatiklik ölçüsü ile rekabetten kazanım elde edip etmediği ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca bu çalışma ile Mustafakemalpaşa kent logosunun, Mustafakemalpaşa kenti ile uyumu algısal anlamda araştırılmış ve kent kurumsal yapısı içinde logonun yeri ve önemi ortaya konmuştur. Mevcut Mustafakemalpaşa kent logosunda, algısal anlatım bozukluğu araştırılarak, logoda anlatılmak istenenlerle, anlaşılanlar arasında uyumluluk olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır.

*Anahtar Kelimeler: Mustafakemalpaşa,logo,  kent logosu, kent imajı, algı.

DEĞERLENDİRME OTURUMU  SAAT (17:30-18:30)

Sadi KURTULAN

Yrd. Doç. Dr. Sezai SEVİM

Prof. Dr. İbrahim ÇAKMAK

Prof. Dr. Mefail HIZLI

Yrd.Doç. Dr. Güven GÜMGÜM

-14 MAYIS CUMARTESİ  4.SUUÇTU/TÜMBÜLDEK ŞİİR GECEMİZ OLACAKTIR. (ŞİİR VE POPÜLİZM KONULU PANEL VE ŞİİRLERİN OKUNMASI)

YER: TÜMBÜLDEK MESİRE ALANI

SAAT: 20:00

GEZİ PROGRAMI :

-15 MAYIS PAZAR SAAT 09:00 DA PAŞALAR KAZI EVİ ZİYARETİ

-SAAT 10:00 DA TÜRKİYE JOKEY KULUBÜ KARACABEY PANSİYON HARASI VE TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ(TİGEM) GEZİSİ
 
SEMPOZYUM SEKRETERYASI

Mustafakemalpaşa Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü
 
Sempozyum Bürosu:

Yeliz ÖZKAN HATİP (Şef)

Elif Nur ÖZBEY TEK (Memur)

Gökhan AYDIN (Memur)

İLETİŞİM

Telefon: (224) 6131058

Fax: (224) 6133714

Elektronik posta: mustafakemalpasasempozyumu@mustafakemalpasa.bel.tr

E-Bülten Üyelik